24 Ağustos 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
URAK İllerarası Rekabetçilik Endeksi 2009-2010
21 Nisan 2011 Perşembe 15:18

URAK İllerarası Rekabetçilik Endeksi 2009-2010

Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu (URAK) tarafından hazırlanan URAK İllerarası Rekabetçilik Endeksi 2009-2010 yılı sonuçları açıklandı

Hızlı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme yolunda sektörel ve bölgesel rekabet stratejilerinin hazırlanması ve bu stratejilerin hayata geçirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu (URAK), İllerarası Rekabetçilik Endeksi 2009-2010 araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Prof. Dr. Kerem Alkin liderliğinde yürütülen çalışmanın 2009-2010 yılı sonuçlarına göre rekabetçilik sıralamasında en üst sırada İstanbul yer alırken, 81 il arasında en düşük rekabet gücüne sahip il, Hakkari oldu.

İllerin fotoğrafını rekabet çerçevesinde farklı açılardan çeken URAK İllerarası Rekabetçilik Endeksi, yerel yöneticilere, özel sektör temsilcilerine, girişimcilere, oda temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere ve o şehirde yaşayan veya yaşamayı düşünen bireylere de illerin rekabet penceresinden mevcut durumunu göstermektedir.

Prof. Dr. Kerem Alkin liderliğinde bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, URAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, URAK Genel Koordinatörü Dr. Melih Bulu ve Prof. Dr. Kerem Alkin"in de katıldığı, İMKB Konferans Salonu"nda düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşıldı.

Her geçen yıl artan değişken sayısıyla, illerin daha detaylı olarak analiz edildiği endeksin, eklenen değişkenlerle birlikte, geçmiş dönemlere ait hesaplamaları da revize ediliyor. Böylece yıllar itibariyle, illerin rekabetçilik açısından iyi ya da kötü yönlü gelişmeleri, sağlıklı ve güvenilir bir şekilde izlenebiliyor. URAK tarafından 2009-2010 dönemine ait sonuçların açıklandığı araştırmada İstanbul"un 100 üzerinden aldığı 86.01puanla, rekabetçilik sıralamasında bu yıl da açık ara liderliğini koruduğu görülüyor. Beşeri Sermaye ve Yaşam Kalitesi Alt Endeksi dışındaki diğer tüm endekslerde, her yıl ilk sırada yer almaya devam eden İstanbul"un en yakın takipçisi Ankara ile arasında 36.28"lik bir puan fark bulunuyor.

Araştırmada, sıralamada en rekabetçi 5. il olan Kocaeli"nden sonra, aşağıya doğru inildikçe iller arasındaki endeks değerlerinin birbirine yaklaştığı gözleniyor. Genel Endeks sıralamasında en rekabetçi 10 il İstanbul"dan sonra sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Eskişehir, Tekirdağ, Antalya, Adana ve Gaziantep olurken, listenin sonundaki 10 il şöyle sıralandı: Iğdır, Bitlis, Tunceli, Bayburt, Siirt, Gümüşhane, Ardahan, Ağrı, Şırnak ve Hakkari. Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de, rekabet sıralamasında başı çeken illere coğrafi olarak yakın şehirlerde, gözle görülür bir hareketliliğin olması. Metropol alanların çevresindeki şehirlerin de ekonomik olarak olumlu yönde etkilendiğinin gözlendiği araştırmaya göre, büyük şehirlerdeki firmaların uygun gördükleri işlerini çevre illere kaydırmalarının bu illerin rekabet sıralamasında yükselmesini sağladığı sonucu ortaya çıkıyor. Örneğin İstanbul merkezli tekstil üretiminin Tekirdağ"a kaymasının, bu ildeki ekonomik gelişmeyi hızlandırdığı gözleniyor.

Listede yer alan en rekabetçi 10 il 2010"da Türkiye"den yapılan toplam ihracatın %80"den fazlasını, 2010 yılı toplam patent tescilinin %83"ünün de yine bu 10 ildeki şirketler tarafından alındığı dikkat çekiyor. 10 ilin toplam Endüstriyel Tasarım Tescili"nin %79"unu; toplam Faydalı Model Tescili"nin %73"ünü ve toplam Marka Tescili"nin ise yaklaşık yüzde 80"ini gerçekleştirdiği de araştırmanın çarpıcı sonuçları arasında yer alıyor.

Üçüncü yılını tamamlayan endekste, şehirlerin rekabetçilik yönünden gelişimini, güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini değerlendirecek verilerin toplandığını belirten URAK Başkanı Ali Y. Koç, "Bu sebeple, şehirlerin rekabet içerisinde oldukları diğer şehirlere göre kendilerini kıyaslamaları çok önemlidir. Üç yıldır sizlerle paylaşmakta olduğumuz İllerarası Rekabetçilik Endeksi"miz, bu kapsamda başta Vali ve Belediye Başkanlarımız olmak üzere, şehirlerimizin üst düzey karar vericileri için oldukça önemli bir kaynak haline gelmiş ve ilgi görmüştür. Ayrıca bu çalışmamızın birçok akademik ve yerel araştırmada referans hale geldiğini görmekten gurur duyuyoruz." dedi. Ali Y. Koç, konuşmasında bu projeye katkılarından dolayı Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı Sait Gözüm"e de teşekkürlerini sundu.

Türkiye"nin, hükümetin doğru ekonomik politika ve teşvikleri ile beraber rekabet gücü kuvvetli sektörlerin performansı sayesinde krizden en az etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirten Ali Y. Koç, "Küresel kaynaklı kriz sürecinde, ülkemizde rekabet gücü olan sektörlerde de, bu krizin etkilerini asgaride hissederek daha az kırılganlık yaşanmıştır. Dolayısıyla, bu sektörlerdeki işgücü de, iş kaybetme tehlikesini en minimumda yaşamıştır." dedi. Bunlara örnek olarak otomotiv ve inşaat sektörlerini gösteren Ali Y. Koç, şöyle devam eti: "Örneğin otomotiv sanayimiz gelişmiş rekabet gücünü kullanarak toplam ihracatımız ve ihraç pazarlarındaki pazar payını artırmış, ilave istihdam sağlamıştır. Benzeri bir başarı inşaat sektörümüz için de geçerlidir. Türk Müteahhitleri Rusya, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelerde, dünyada iş yapan müteahhit firmaları arasında proje sayıları açısından, Çin"in ardından ikinci sıraya yerleşmişlerdir."
Bu başarıda, şirketlerin rekabetçiliği kadar illerin rekabetçiliğinin, 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayısının geçen yıla göre 12"den 14"e çıkmasının, 2009"un ikinci yarısından itibaren yürürlüğe giren sektörel ve bölgesel teşvik modelinin ve dolayısıyla, özel sektör yatırımlarının artmasının katkısının büyük olduğunu vurgulayan Koç, "URAK"ın bu yıl üçüncü kez gerçekleştirdiği İllerarası Rekabetçilik Endeksi"nin, 2009-2010 yılına dair sonuçları da, hem geçmiş hem de geleceği değerlendirmek adına bizlere önemli veriler sunuyor" dedi.

URAK İllerarası Rekabetçilik Endeksi"nin analizlerin, yerel ve merkezi otoritelerin ve karar vericilerin işbirliği içerisinde oluşturduğu stratejik planların o şehri ve bölgeyi rekabette yukarılara taşıdığını gösterdiğini söyleyen Ali Y. Koç, "Örneğin GAP projesinin tamamlanmasıyla 2012 sonunda sulu tarıma açılacak yeni alanlarla bölgede bir buçuk milyona yakın işgücüne ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Doğacak istihdam talebiyle Şanlıurfa başta olmak üzere tüm bölgede geriye göç yaşanması bekleniyor. Dikkat çekici olan unsur, Şanlıurfa"da bu talebi karşılayacak hazırlığın şimdiden başlamış olmasıdır. Endeksimizde de görüleceği gibi, şehirde hastane ve okul yatırımlarında ciddi bir artış var. Bununla beraber, son yıllarda üretim kapasitesinin gelişmesi ve bu ürünleri pazarlara ulaştıracak yolların yapılması, Şanlıurfa"nın ihracatının önünü açmıştır." dedi. Üç yıldır düzenli şekilde rekabet gücünü artıran şehirleri Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Isparta, Mersin, Mardin, Tunceli, Şanlıurfa, Zonguldak ve Bartın olarak sıralayan Koç, şöyle devam etti: "Bu şehirlerin her birinde, bu sonucu meydana getiren ciddi atılımlar ve kararlı bir yaklaşım gözleniyor. Bu sonucun yerel karar vericilerle özel sektörün el ele vererek, rekabet gücünü artırmaya yönelik ortak çabalarından kaynaklandığını görüyoruz."

Günümüzde kabul görmüş yeni yaklaşıma göre bir şehrin büyüklüğüne orantılı olarak seçeceği az sayıda sektörde rekabet gücünü elde etmeye çalışmasının doğru strateji olarak benimsendiğine dikkat çeken Ali Y. Koç, "Orta büyüklükte bir şehirseniz, bir ya da iki sektörde rekabet avantajı yakalamaya çalışmalısınız" dedi. Buna örnek olarak Kayseri"nin gösterilebileceğini belirten Koç, "Kayseri, mobilya sektöründe bu şekilde uyguladığı strateji sonucunda elde ettiği başarı ile Endeksimizde de üst sıralarda yer almaktadır. URAK ve KOSGEB"in 2005 yılında yaptığı bir çalışmada, Türkiye"nin 31 ilinin gelişmiş mobilya sektörü kümelenmesine sahip olduğu tespit edilmişti. Kayseri bu iller arasından doğru stratejiyle sıyrılmayı başarmış ve bugün ülkemizin önemli mobilya üretim ve ihracat merkezi olmuştur" dedi. Bu stratejinin bir diğer başarılı uygulayıcısının da Antalya olduğunu belirten Ali Y. Koç, Antalya"nın turizm sektöründeki son yıllarda artan başarısına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Bu şehrin yerel yöneticileri sahip oldukları sektörel avantajların farkına varıp gelişmesi için gerekli altyapıyı oluşturmuşlardır. Yerel liderler bununla yetinmemiş, yabancı yatırımcıların da şehirlerine çekmek için çalışmışlardır. Sonuçta bugün Antalya, senede ziyaret eden 10 milyonu aşkın turist sayısı ile uluslararası bir turizm markası haline gelmiştir."
Bir şehrin daha rekabetçi olabilmesinin önemli bir diğer değişkeninin de liderlik olduğunu belirten Ali Y. Koç, bunun önemli ancak rakamsal değerlendirmenin mümkün olmadığı bir unsur olduğunu söyledi. "Yaptığımız çalışmalarda gördük ki, şehrin birleştirici, halkı belli işleri yapmaya teşvik edici bir liderlik kültürüne sahip olması, önemli bir farklılaşma unsuru oluşturuyor. Eğer lider, şehri için doğru bir vizyona sahipse ve bu vizyonu şehir halkı ile paylaşıp bir uzlaşma sağlayabilmişse o şehrin geleceğine daha ümitle bakmak için önemli bir sebeptir." diyen Ali Y. Koç, yapılan çalışmada başarılı şehirlerde kuvvetli bir liderlik yapısının ortaya çıktığınıgördüklerini ifade etti.

Endeks sonuçlarına göre, rekabet gücü açısından açık ara önde olan şehirlerin sürekli göç almasının ve nüfus artışının, yakın gelecekte bu illerin rekabet becerisini olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen URAK Başkanı Ali Y. Koç, araştırmanın İstanbul ile diğer iller arasında rekabet gücü açısından oldukça ciddi bir fark olduğunu gösterdiğine de işaret ederek şunları söyledi, "Buradaki kritik nokta; İstanbul"un Beşeri Sermaye ve Yaşam Kalitesi Alt Endeksi"nde geçmiş yıllara göre bir gelişme sağlayamamasıdır. İstanbul"da yaşam kalitesinin göreceli olarak düşük olmasının başlıca sebebi, göç yüzünden yaşanan nüfus artışıdır. Bu göçü durduracak çözümlerin bulunması gereklidir. Aksi takdirde bu durum İstanbul"un genel rekabet gücü açısından ilerisi için bir zafiyete işaret etmektedir." dedi.

Bu hafta gündeme gelen yeni bir projeye göre İstanbul"un iki kuzey ucuna yeni şehirler kurulmasının planlandığına dikkat çeken Ali Y. Koç, "Henüz tam netleşmemiş olan bu proje eğer İstanbul"un güneyindeki nüfus yoğunluğunu kuzeye taşıma amacı güdüyorsa son derece olumlu bir proje olarak değerlendirilmelidir. Ancak güneydeki nüfus sabit kalıp, kuzeye iki yeni şehir eklenmesi planlanıyorsa, yani 8-10 milyon kişilik ek nüfus artışı düşünülüyorsa, bu proje uygun bir çözüm olmayacaktır. Çünkü İstanbul"un artık nüfus artışını ve alacağı göç miktarını sınırlamamız gerekmektedir. Aksi takdirde, bu kadar insanın yaşayabileceği bir altyapının oluşturulması mümkün ve sağlıklı görülmemektedir." dedi. URAK olarak bu sorun için çözüm önerilerinin Türkiye"de İstanbul gibi başka metropol alanların oluşturulması olduğunu belirten Ali Y.Koç, "Özellikle liman imkanı bulunan Mersin, Antalya, İzmir, Samsun gibi kıyı illerimizde, bu tip metropol alanların oluşumuna uygun yerler bulunduğunu düşünüyoruz. Bu alanlar saptanıp gerekli teşvikler verildiği takdirde, İstanbul"un üzerindeki bu kaldırılamaz yük hafifleyecek, metropollerimizin gelişmesi daha dengeli ve planlı olabilecek ve büyük bir sorun olan göç konusu yönetilebilir hale gelecektir." dedi.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren URAK Genel Sekreteri Melih Bulu, Türkiye"deki iller arasında markalaşma ve yenilikçilik alanlarında uçurum oluştuğuna dikkat çekti. Markalaşma becerisi ve yenilikçilik endeksinde İstanbul 100 tam endeks puanı aldığını, ikinci sırada gelen Ankara"nın ise ancak 23 puan aldığını hatırlatan Bulu, "Rekabetçiliğin en önemli bileşenlerinden olan inovasyon konusundaki bu ciddi fark İstanbul"un ekonomik zenginliğin üretilmesi açısından Türkiye"nin diğer şehirlerinden gelecekte daha da ayrışacağı anlamına geldiğini söyleyebiliriz " dedi.

Üretim Potansiyeli ve Ticaret Endeksi"nde de İstanbul"un 87 endeks puanı aldığını, bu değişkende ikinci sıradaki Ankara"nın 39, İzmir"in ise 34 puan alabildiğini belirten Bulu, İstanbul"un bu alanda da Türkiye"nin diğer illerinden aşırı bir üstünlüğünün oluştuğunu ifade etti. Türkiye"nin şimdiye kadar şehirlerin arasındaki gelişmişlik farklarını kapatacak programlar üzerine eğildiğini kaydeden Bulu, "Bu yaklaşım başarısız olmuştur. Bizim önerimiz başarılı olan illerin üzerine kurulu yeni bir strateji oluşturulması yönündedir. Önerdiğimiz stratejide ekonomik rekabetçilikte başarılı illerin küresel oyuncu olabilmeleri için yeni destekler tasarlanarak uygulanmalıdır" dedi.

Alt Endekslerle İlgili Bazı Sonuçlar
•2009-2010 döneminde en rekabetçi 32. ilimiz olan Diyarbakır"ın Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Alt Endeksi"nde göstermiş olduğu ilerlemenin, ilin Genel Endeks değerine olumlu yönde yansıdığı görülmektedir.
•Beşeri Sermaye ve Yaşam Kalitesi ve Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endekslerinde ilerleme kaydeden Edirne, 2009-2010 döneminde en rekabetçi 24. ilimiz olmuştur.
•2009-2010 Beşeri Sermaye ve Yaşam Kalitesi Alt Endeks sıralamasında en rekabetçi 10. ilimiz olan Erzurum"un, bir önceki seneye göre Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endeksi"nde de göstermiş olduğu performansın, ilin Genel Endeks sıralamasında 25. sıraya yükselmesinde etkili olduğu görülmektedir.
•Yurtiçi uçak seferlerinin tekrar başladığı Isparta"nın Erişilebilirlik Alt Endeksi"ne ait sıralamada üst sıralara yükselmesi, Genel Endeks sıralamasına olumlu yönde yansımaktadır.
•Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endeksi"nde yıllar itibariyle ilerleme kaydeden Mersin, Mardin ve Şanlıurfa"nın yanı sıra, Beşeri Sermaye ve Yaşam Kalitesi ve Ticaret Becerisi Üretim Potansiyeli bakımından ilerleme kaydeden Tunceli de, genel endekste sırası yükselen iller olarak saptanmıştır.
•Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli ve Erişilebilirlik Alt Endekslerinde yükselme kaydeden Zonguldak ve Bartın da yıllar itibariyle sırası yükselen diğer illerimiz olarak dikkat çekmektedir.
•Çankırı, Sakarya, Siirt, Sinop, Sivas, Uşak ve Yalova son üç yılda rekabet gücünü düzenli olarak kaybeden illerdir. Buradan da çıkarılacak dersler olduğunu düşünmekteyim.
•İller, alt endeksler detayında incelendiğinde; Çankırı"nın Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Alt Endeksi ve Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endeksi ve Erişilebilirlik Alt Endeksi"nde; Sakarya"nın ise Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Alt Endeksi ve Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endeksi"nde yıllar itibariyle devamlı olarak gerilediği tespit edilmiştir.
•Siirt"in; Erişilebilirlik Alt Endeksi dışında kalan diğer 3 Alt Endekse ait sıralamalarda sıra kaybetmesi, Sivas ve Yalova"nın Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Alt Endeksi ve Erişilebilirlik Alt Endeksi"nde yıllar içinde gerileme kaydetmesi ve Uşak"ın Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli bakımından sıralamada her sene düşüş yaşaması da dikkat çeken gelişmeler olarak saptanmıştır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları