19 Ağustos 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk Şirketlerinde Yetenek Açığı Devam Ediyor
21 Kasım 2011 Pazartesi 16:29

Türk Şirketlerinde Yetenek Açığı Devam Ediyor

Towers Watson ve PERYÖN tarafından yapılan araştırmaya göre, beş İnsan Kaynakları (İK) profesyonelinden dördü kritik becerilere sahip yetenek bulma ve işe alma konusunda endişeler taşıyor.

Türkiye ekonomisi büyümeye devam ederken ve iş ortamı uluslararası şirketler için her geçen gün daha çekici hale gelirken, Türkiye’deki İK profesyonelleri artan rekabet ortamında kritik becerilere sahip yetenek açığı ile karşı karşıyalar.

 

Towers Watson ve Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, eğitim sistemindeki boşluklar, becerilerin doğru eşleştirilememesi ve kilit alanlardaki deneyim eksikliğinden kaynaklanan yetenek açığı, son dönemde yeteneğe artan talep nedeniyle daha da büyümektedir.

 

Eylül 2011’de tamamlanan ve sonuçları 25. Avrupa İnsan Yönetimi Kongresi’nde paylaşılan Türkiye Yetenek Araştırması, Türk işverenlerin karşı karşıya oldukları sorunları daha iyi anlamak ve Türkiye’nin diğer küresel piyasalar ile durumunu göreceli olarak ortaya koyabilmek için gerçekleştirildi. Yetenek yönetimi alanında öne çıkan zorlukları ortaya çıkaran bu araştırmaya, Türkiye’de faaliyet gösteren kendi sektöründe lider şirketlerden 160’ın üzerinde İK profesyoneli katıldı. Araştırma, katılımcıların %83’ünün işe alım ve seçimde zorluklar yaşadığını ve %81’inin ise doğru yeteneği bulmak konusunda zorluk yaşadığını gösterdi. Yerel işgücündeki beceri eksikliği (%63), yedekleme yönetimi planlanmasındaki zorluklar (%53) ve teşvik ve ücretler üzerindeki yukarı yönlü baskı (%51), İK profesyonelleri için diğer zorlayıcı alanlar arasında yer alıyor.

 

Towers Watson’ın Türkiye Genel Müdürü Süha Alıcı konuya ilişkin olarak şunları dile getirdi: “Bu zorluklar, dünyanın her yerinde gelişmekte olan ekonomilerde karşılaşılan zorluklardır. Çok uluslu şirketler büyük ve dokunulmamış piyasalara ilgilerini arttırdığında, yerel işgücünün gerekli olan yeni, uzmanlık becerileri geliştirilene kadar kaçınılmaz bir gecikme yaşanacaktır. Türkiye’nin vereceği sınav, iş dünyasının talepleri ile çalışan becerileri arasındaki bu açığın, kritik becerilere sahip yetenekler için ücret enflasyonuna yol açmasını engellemek ve bu becerilere sahip çalışanları diğer ülkelerden getirmek zorunda kalınmamasını sağlamak amacıyla mümkün olduğunca çabuk ve özgün bir şekilde kapatılmasıdır.”

 

Geleceğin liderlerinin yedekleme planlamasını ve gelişimini tartışırken, araştırma katılımcılarının %94’ü bu iki konunun şirketleri için hayati önem taşıdığını görüşündeler. Bununla beraber, katılımcıların %71’i mevcut yeteneklerin liderlik pozisyonları için geliştirilmesiyle ilgili zorluklardan endişe duyduklarını belirtirken, %58’i liderlik yeteneği olan kişileri dışarıdan çekmekte ve %40’ı ise yeteneklerin liderlik amacıyla elde tutulmasındaki zorluklardan endişe duyduklarını belirtmişlerdir.

 

“Türkiye’deki İK profesyonellerinin karşı karşıya olduğu zorluklar, yüksek becerili çalışanlara olan talebin arzın üzerinde olduğu, başarılı bir iş ortamının doğal bir yan ürünüdür.” Alıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu beceri açığını kapatabilmek için şirketler, önümüzdeki üç yılda eğitim, iş başı eğitim, kariyer gelişimi ve terfi fırsatları dahil olmak üzere bir dizi değişikliğe ilişkin planlama yapmalıdır. Ayrıca, İK Direktörleri yüksek potansiyele sahip bireyleri belirleyen ve liderliğe giden açık bir yol sunan etkili bir yetenek geliştirme programı geliştirmelidir. Bu gelişim programları, beceri ve deneyim eksikliğini kapamak, kritik becerili bireylerin şirkette tutulmasını sağlamak için tasarlanmalıdır.”

 

PERYÖN Başkanı Selen Kocabaş ise, günümüz rekabet koşullarında avantaj elde etmenin en etkili yollarından birinin farkı yaratan insandan geçtiğini belirtti. Bu anlamda iş dünyasının yüksek performans gösteren yeteneklerin şirketler için çok kritik olduğunun altını çizdi. Kocabaş “İçinde bulunduğumuz çağ bizi artık yetenek savaşlarının kıyasıya yaşanacağı bir noktaya taşıyor. Bu savaşta avantaj elde etmenin tek yolu ise performansı yüksek yetenekleri şirketin her noktasında bulundurmak.  Bunu yapabilmek için yetenekleri bulmak, şirket olarak sizi tercih etmeleri için diğer alternatiflerden farklı ve çekici imkanlar sağlamak ve bu yeteneklerin size sağladıkları avantajı sürdürebilmek için onları elinizde tutmanın yollarını geliştirmeniz gerekiyor. Araştırma sonuçları da bunu destekler nitelikte. Tüm dünya insan yönetimi alanında aynı gündemi paylaşıyor. Şirketlerin kendilerini geleceğe taşımaları için gelecek liderlerini yetiştirmek de yine bu kapsamda ele alınıyor”  dedi.

 

İnsan Kaynakları stratejilerinin yetenek yönetimi konusunda kritik bir rol oynadığını belirten Kocabaş, insan kaynaklarının yetenekleri bulma, işe alma ve bağlılıklarını sağlama konusunda yaratıcı çözümler üretmeleri gerektiğini söyledi. Bu sistemlerin her sektör ve şirket için farklılık gösterebileceği ve önemli olanın özgün ve insan odaklı olmalarının önemli olduğunu vurgulayan Kocabaş, “Özellikle bağlılığın sağlanması konusunda özgün çözümler gerekiyor. Performans yönetimi, takdir sistemleri, gelişim yönetimi yetenek yönetiminde özellikle dikkat edilmesi gereken konular. Özellikle yüksek potansiyelli çalışanların gelişim imkanları konusunda duyarlı olduklarını, yaptıklarının görülmesi ve geri bildirim almak konusunda beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ve yol gösterecek yöneticilerden çok faydalandıklarını görüyoruz” görüşünü dile getirdi.  Bu kritik noktaları dikkate alan sistemlerin başarılı olduğunu belirten Kocabaş, Türkiye’deki insan kaynakları uygulamalarının bu konulara odaklanmasının, global rekabette Türk şirketlerine  büyük bir avantaj sağlayacağını söyledi.

 

*Kritik becerilere sahip yetenek: Bir şirketin kilit piyasa ihtiyaçlarına yarar sağlayan, işle ilgili belirli deneyimlerden kazanılmış becerilere sahip çalışanlar.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları