20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Risklerin Fırsata Dönüşmesi Raporu
02 Mart 2012 Cuma 19:15

Risklerin Fırsata Dönüşmesi Raporu

Dünya genelinde risk olgunluğu açısından ilk yüzde 20’de yer alan işletmelerin FAVÖK’leri, son yüzde 20’de bulunanların FAVÖK’lerini üçe katlıyor

Ernst & Young’ın yayınladığı Risklerin Fırsata Dönüşmesi başlıklı rapora göre, risk yönetimi yatırımları finansal performans düzeyinde çok belirleyici olabiliyor. 16 ülkeden 576 görüşmeye, 2750 analistin sunduğu bilgilere ve şirket raporlarına dayanılarak gerçekleştirilen bu kantitatif çalışmada işletmelerde risk yönetimi uygulamalarının olgunluk seviyesi ile finansal performans karşılaştırılıyor. Risk olgunluğu (risk yönetimi uygulamalarının sayısı) açısından ilk yüzde 20’de yer alan işletmelerin FAVÖK’leri (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kâr) son yüzde 20’dekilerin FAVÖK’lerini üçe katlıyor.

Kurumlar artık risklerden kaçmak yerine onlara hazırlıklı olmak zorunda!
Üst düzey yöneticiler daha önce risk yönetiminin kurum için stratejik önemini yeterince algılamamış veya işletmenin finansal performansını, hatta varlığını tehlikeye sokabilecek riskleri teşhis edemeyeceklerini ve gerekli önlemleri alamayacaklarını düşünebiliyorlardı. Ancak artık böyle bir alternatif bulunmuyor. Ernst & Young Danışmanlık Hizmetleri Global Risk Yönetimi Lideri Randall Miller rapor bulguları hakkında şunları söylüyor: “Risklerden kaçmak yerine risklere hazırlıklı olmak önemli bir değişiklik gerektirebilir. Risk yönetimi nihayetinde kurum kültürünün değişmesi ve iş liderlerinin aldıkları kararları farklı bir gözlükle değerlendirmeleri ile ilgilidir.”

Risk yönetimi stratejisinin kurumsal stratejiyle bütünleştirilmesi gerekir...
Etkin kurumsal yönetimin sağlanması ve stratejinin uygulanması için, Yönetim Kurulu ve yönetici düzeyinde gerekli gözetimin yapılması ve hesap verebilirliğin önemini vurgulayan rapora göre, risk yönetimi uygulamalarını iş planlarına dâhil eden ve performans yönetimiyle bütünleştiren işletmeler stratejik ve operasyonel hedeflerine daha kolay ulaşabiliyorlar. Kurumsal risk değerlendirmesi yapılarak öncelikler ve iyileşmeye açık alanlar belirlenebiliyor. Risk yönetimi ve uyum ile ilgili olan tüm süreçlerin kurum genelinde bütünleştirilmesi ve koordinasyonun sağlanması halinde risk yükü (tekrarlanan, gereksiz işler) hafifleyebilecek, toplam maliyetler azalabilecek, kapsam genişleyebilecek ve verimlilik artışı sağlanabilecek.

Kurumlar risk kontrol maliyetlerini nasıl düşürecek?
Araştırma, GRC (Kurumsal Yönetim, Risk Yönetimi, Mevzuata Uyum) yazılım programları ile, temel iş süreçlerinin kontrolünü güçlendirmenin, otomatik/manüel kontrol araçlarını gerektiği şekilde kullanmanın ve kritik kontroller ile temel performans göstergelerini sürekli bazda izlemenin mümkün olacağı bir süreç ortaya konabileceğini gösteriyor. Böylece kurumsal performansı iyileştirilerek kontrol maliyetleri düşürülebiliyor.

Etkin risk yönetiminin sağlanması, risk profilinin açıklanması
Risklerden kaçmak yerine risklere hazırlıklı olmayı tercih eden bir kurum olabilmek için yöneticilerin davranışlarıyla örnek olmaları ve üst yönetimin yakın desteği gerekiyor. Azami düzeyde fayda sağlamak için tüm paydaşlarla açık ve düzenli iletişim kurulması gerektiği ifade edilen raporda, dış denetimin de şirketler için zorunlu olduğuna değiniliyor ve son teknolojinin, risk denetim süreçlerinde sağlayabileceği faydalara da kucak açılması gerekiyor. Ernst & Young Danışmanlık Hizmetleri Global BT Riskleri Yönetim ve Denetim Lideri Paul van Kessel risk yönetiminin önemini şu şekilde özetliyor; “Riskleri fırsatlara dönüştürebilen kurumlar, kıt kaynakları daha etkin kullanarak, daha doğru kararlar alarak ve negatif olaylara daha az maruz kalarak rekabet gücü kazanacaklar. Üst düzey yöneticilerin artık daha geniş bir perspektiften bakmaları gerekiyor.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları