24 Kasım 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KSSD Basın Açıklaması
09 Haziran 2008 Pazartesi 11:23

KSSD Basın Açıklaması

KSSD, Genel Başkan Serdar Dinler imzası ile yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernegi (KSSD), Genel Başkan Serdar Dinler imzası ile yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklama metni aşağıda sunulmuşur.

Dünya hızla değişiyor ve eski değerler, eğilimler, yerlerini yenilerine bırakıyor. Hiçbir kurum hatta devlet, bu hızlı değişim sürecinin dışında kalmak gibi bir lükse sahip değil. Bu değişim sürecinde, Türkiye de yeni kavramlarla tanışıyor ve bunların gereklerini yerine getirme sürecinden geçiyor.

Dünyanın değişim sürecine baktığımızda, karşımıza yazının icadının, paranın kullanılmasının ötesinde, 1774 Endüstri Devrimi, 1829 Demir Yolları, 1875 Çelik ve Elektrik, 1908 Petrol ve Kimya, 1971 Enformasyon gibi önemli tarihler çıkıyor. Değişim süreçleri, insanoğlunu etkiledi ve pek çok değişikliği getirdi. Süreçten geçen insanlar özellikle de gençler, kutularından çıkıyor ve kendilerine göre değişiklikler yapıyor. Artık gençler, kendi modalarını bile kendileri yaratıyorlar. Anneler Günü öncesinde anneme hediye almak için gittiğim bir gümüşçü dükkânında, yine annesine hediye almak için gelen genç bir kızın üç ayrı anahtarlık aldığını, onları penseyle parçalayıp birleştirdiğini ve annesi için yeni bir anahtarlık ürettiğini gördüm. Artık insanoğlu, kendi müziğini kendi yapıp Youtube"da paylaşıyor, bloglar yoluyla yemek tariflerini paylaşıyor, hatta ve hatta tercüme programlarıyla bilmediği dillerdeki blogları dahi takip edebiliyor. Kendine göre bir eğitim sistemi bile geliştiriyor. Bugünlerde gençler, okullarda öğrenebilecekleri her şeyi ve hatta daha fazlasını internette bulabildiklerini söyleyip, okula gitmenin gerekliliğini tartışıyorlar!

Hastalıklar değişiyor
Evet, yeni bir binyıldayız ve her şey hızla değişiyor. Değişim, her alanda kendini hissettiriyor. Hastalıklarımız ve sağlık sistemi de değişiyor. Eskiden hasta olurduk, doktora giderdik, verdiği bir iki ilacı bir iki gün içer ve iyileşirdik. Ancak şimdi, hastalıklar da değişti; artık, onlarca yıl süren hastalıklarla karşı karşıyayız. Örneğin, obez olan bir insan, neredeyse hayatının tamamında bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Kuş gribi ve deli dana gibi hastalıklar ise daha da küçülen dünyada her coğrafi bölgeyi ve sınıfı etkileyebilen hastalıklar haline geliyor. Çevrenin etkisiyle, yorgunluk ve aşırı stres gibi hastalıklar, sadece ilaçla tedavi edilemiyor. Artık, bireye özel farklı tedavi yöntemleri kullanılıyor. Toplumsaldan bireyin ihtiyacına yönelik yaklaşımlar ön plana çıkıyor.

Ekonomi değişiyor
Ekonomi de değişimlere paralel süreçlerden geçiyor ve ekonomik modeller değişiyor. Artık insanlar, "Neye ihtiyacım var" yerine, "Neyi kullanabilirim" yaklaşımıyla, daha karmaşık bir ekonomik model ortaya çıkarıyorlar. İnsanlar, 50 lira verip bir tişört almak yerine, tanesi 2 liradan 25 tişört alıp her bir tişörtü iki hafta giyip atıyorlar.

Sanayi değişiyor
Artık, ekonominin temelinde yeni bir endüstri modeli ortaya çıktı: "Sosyal Sanayi". Halihazırda sağlık ve eğitim tüm ekonominin yüzde 40"ını teşkil ediyor. Sosyal Sanayi için ise sosyal sermaye gerektiğini unutmayalım.

Merkezi kararlarla yapılan üretimlerin komşu şehirde bile satılması birçok üründe zorluklarla karşılaşıyor. İnsanlar artık, kendilerine uygun olmayanı hemen reddediyorlar. Bölgeler, kendilerine göre her şeyi değiştirip geliştirebiliyor. Bu sebeple, merkezde büyük imalat yapmaktansa, bölgenin yapısına göre bölgesel üretim planları geliştirilmeli. Ancak, bölgelerin yapısına göre üretim planlaması için, halkın ihtiyaçlarına göre üretimi yönlendirecek platformlar oluşturmayı göz ardı etmemeli.

Geçtiğimiz binyılda pazar vardı. Ürün yaratıcılığı, müşteri ihtiyaçları, uzmanlar ve profesyoneller vardı. Yeni binyılda ise artık pazar değil, sosyallik var. Yaratıcılık, sosyal yaratıcılığa dönüşüyor. Artık, müşteri ihtiyaçları değil, paydaş ihtiyaçları var. Artık, uzmanlar ve profesyoneller yerine, ortaklar ve network"ler var. Artık, uyumlu, elegant ve ekonomik yaşam ihtiyacı var.

Doğa değişiyor
Değişim sürecini yaşayabilmek için bize gerekli en önemli kaynak, doğa ve sürdürülebilirliğidir. Doğa, sahip olduğu kendini yenileme özelliğiyle, dengeyi sağlamaya çalışıyor. Ancak, kaynakları, doğanın kendini yenilemesi için gerekli zamanı tanımadan tüketiyoruz. İnsanoğlu ile mücadele eden doğa gün gelir de bize yetişemez ise işte o an sonumuz geldi demektir. İnsan tarafından geliştirilen üretim modellerinde alternatifi olmayan tek model, doğanın üretimidir. Onun için doğaya, sürdürülebilirliği ve bize ekosistemlerinde yararlı madde vermeye devam edebilmesi için yardımcı olmamız gerekiyor.

Değişimi yönetmek
İnsanoğlunun, hem toplumsal hem de bireysel alanda yaşadığı her değişim sürecini akıllı yönetmesi gerekiyor. Değişimi yönlendirmek için de artık her sürece insanlar dahil olmalı. Bireylerin gelişimini, ihtiyaçlar ve gelecek için şekillendirmeli, iletişimi kuvvetlendirmek için bilişim teknolojilerini kullanmalıyız. Sağlıklı ve doğal bir çevre/doğa için yenilenebilir enerji, geri dönüşüm, vb. yöntemlerin kullanılması gerekiyor.

Eskiden bir söz vardı; "Değişmeyen tek şey değişimdir". Bunun yerini şimdi "Değişimi değiştirmek" aldı.

Eskiden bir şarkı vardı; "Love me like there is no tomorrow".

Böyle devam edersek, gerçekten yarın olmayacak.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları