22 Mayıs 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kongrede Sektör Beklentileri
23 Haziran 2007 Cumartesi 17:29

Kongre'de Sektör Beklentileri

Türk Alman Ekonomi Kongresi’nin ikinci gününe Seçime Doğru Türkiye oturumu ve sektör beklentileri damgasını vurdu.

Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası TD-İHK’nın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Alman Ekonomi Kongresi’nin ikinci günü Seçime Doğru Türkiye oturumu ile başladı. Başkanlığı’nı Şahinler Holding CEO’su Kemal Şahin’in yaptığı oturuma katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ve DP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Altınok ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Osman S. Arolat siyasi partilerin ekonomi politikalarını seçim öncesinde katılımcılar ile paylaştı.

Kongre kapsamında ayrıca Möncher Gladbach Ekonomi Teşvik Kuruluşu ve OSTİM arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokol çerçevesinde organize ve sanayi bölgesinde bulunan şirketlerin Almanya’daki işbirliklerine, Möncher Gladbach Ekonomi Teşvik Kuruluşu tarafından destek verilmesine; aynı kapsamda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen Alman firmalara da OSTİM’in yardımcı olması kararlaştırıldı. OSTİM’in Almanya’da, Möncher Gladbach Ekonomi Teşvik Kuruluşu’nun ise Türkiye’de ofis açmasına yönelik görüşmeler devam ediyor.

"Türkiye’nin en Avrupalı partisi CHP’dir"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, ekonomi kalkınma için öncelikle güvenlik ortamı yaratmak gerektiğini söyleyerek, terörle mücadele ve iç güvenlik konularının hükümetin en başarısız olduğu konulardan biri olduğunu iddia etti. Öymen, CHP’nin ilk iş olarak güvenlik ortamını sağlayacağını belirtti. CHP’nin piyasa ekonomisine karşı olmadığını ifade eden Öymen, küreselleşmenin dünyanın bir gerçeği olduğuna inandıklarını kaydetti. AB üyeliğini savunduklarını vurgulayan Öymen, AB’ni engellemek isteyenlere karşı mücadele ettiklerini söyledi. Öymen, “AB ile Türkiye arasında çok önemli bir değerler birliği var. Biz AB’nin değerlerini paylaşıyoruz. Türkiye’nin en Avrupalı partisi CHP’dir. Hiçkimse bize AB karşıtı parti gözüyle bakmamalı. AB listesindeki reformların özünü gerçekleştirmek CHP iktidarı için birkaç aylık meseledir, milletvekilliği dokunulmazlığını kaldırın diyor AB, biz de gelir gelmez bunu uygulayacağız. Köklü bir adalet reformu yapın diyorlar. Biz de bunu istiyoruz” dedi.

“Zengin ülkenin fakir çocuklarıyız”

Türkiye’nin dünyanın en büyük 19., Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisi olduğuna değinen Öymen, CHP’nin ekonomik politikası ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu kadar zengin bir ekonomiye sahip bir ülkede, kişi başına milli gelirde dünyada 99. sıradayız. Demek ki Türk vatandaşları zengin bir ülkenin fakir çocuklarıdır. Çünkü Türkiye’nin kaynakları ekonomi refahı için yeterince seferber edilemiyor. Türkiye’de bugün gerçek işsizlik yüzde 10-18 arası, hükümetin açıkladığından daha büyük. İşsizliği yüzde 7’nin altına indireceğiz. Yatırımları teşvik edeceğiz. Bugün belli bölgeler için yatırım teşviki var, biz sektör bazında teşvik edeceğiz. Tarım sanayini destekleceğiz, çiftçi için mazotun giderini düşüreceğiz. Sanayi kesiminde KOBİ’ler sıkıntı içinde. KOBİ ve Esnaf Bakanlığı kuracağız. Türkiye kaynaklarının büyük bölümünü israf ediyor. Akıllı bir vergi politikası uygulayacağız. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alındığında verginin tabana yayıldığını görceksiniz. Türkiye’de daha hızlı ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlanamamasının en önemli nedeni kötü yönetimdir. Türkiye’nin turizme açacağı en önemli alanlar Alanya’nın doğusundaki alanlardır. Havaalanı 10 yıl önce yapılmış ancak hiç uçak inmemiş. Türkiye iyi siyasi, iyi bürokratik kadroyla yönetilince bu sorunlar bitmiş olacak. Sanayicilerin hayatını zehir eden bürokrasiyi bitiriyoruz, Avrupa gibi yatırımı teşvik ederek, bürokrasiyi asgariye indiriyoruz.”

CHP’nin IMF gibi uluslararası mali kuruluşları hasım olarak görmediğini açıklayan Onur Öymen, IMF’i itfaiye aracına benzettiklerini belirterek, “IMF’yi hasım olarak da otomotik pilot olarak da görmüyoruz. Yangın söndüktün sonra günlerce su sıkmaya devam ederseniz, o evde oturamazsınız. IMF’nin bazı reçeteleri acı ialaçtır. 2008’de IMF’le anlaşma kendiliğinden bitecek. Ondan sonra daha makul ilişkiler kurulmasını sağlayacağız. Hiçbir ülkenin kabul etmediği yüzde 6.5 gibi faiz dışı koşulları kabul edemeyiz. IMF’le makul zeminlerde görüşeceğiz” dedi.

Yabancı sermayenin gerçek üretime dayalı yatırımlar, ileri teknoloji alanında gelmesini hedeflediklerini ifade eden Öymen, bankacılık ve enerji gibi stratejik sektörlerde çok dikkatli davranacaklarını vurguladı. Öymen, CHP’nin tek başına iktidarı hedeflediğini, özellikle DP olmak üzere tüm siyasi partilere de başarılar dilediklerini söyledi. Türkiye’nin din devleti olursa demokrasi olamayacağına dikkat çeken Öymen, “Demokrasiyi yaratmaya kararlıyız. Bu hükümet muhalefete geçecektir” dedi.

DP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Altınok da AKP’nin toplantıya katılmamasıyla ilgili olarak “Ya ekonomi programları yok, ya da cesaretleri yok. Demek ki AKP gelecek dönemde muhalefette olacak” dedi.

“Türkiye’de üretime yönelik program uygulanmalı”

DP’nin ekonomi programının iki nokta üzerinde durduğunu belirten Altınok, DP’nin ekonomi politikasına yönelik şunları söyledi: “AKP, 4.5 yıllık bir iktidar sürecini tamamladı. Ekonominin gelindiği noktada neredeyiz? Bu dönemde sadece fiyat artışlarını durdurmaya yönelik bir ekonomi programı uygulanmıştır. Geçtiğimiz dönemde bu programdan vazgeçerek üretime yönelik bir programa geçiş sağlanamadı. DP olarak Türkiye eğer gerçekten önümüzdeki dönemde yabancılarla veya aynı kulvardaki diğer ülkelerle yarışa girecekse programını üretime odaklamalıdır. Devlet nerede yer alacak bu üretime odaklı programda, biz DP olarak özel sektörden yanayız. Türkiye’nin işsizlik sorunun çözebilmek için bazı yatırımların yapılması gerektiğine inanıyoruz. KOBİ’lerin gerçek anlamda teşvik programına yönlendirimesi gerekiyor. KOBİ’leri faaliyete geçirecek, yan sanayi ürünlerini kuruluşlara sağlayacak program uygulamak istiyoruz.”

Baş örtüsünün siyasi simge haline getirilmemesi gerektiğini belirten Altınok, “Ayrımcılık özelleştirmeden tutun, ihalelere kadar, kadroda istihdam edilenlerin seçimine kadar her alanda var. “Senden” “Benden” ayrımı olmamalı” dedi. Altınok, AKP’nin, ne enflasyon, ne büyüme, ne de ekonominin kırılganlıkları konusunda başarı değil, başarısızlık öyküsüne sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları