20 Ekim 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İSMMMOdan Türkiye Değerini Katlıyor Araştırması
15 Şubat 2008 Cuma 14:47

İSMMMO'dan Türkiye Değerini Katlıyor Araştırması

İSMMMO'nun araştırmasına göre, yabancıların Türkiye ekonomisine ilgisinin sırrı; varlıkların değerini katlamasında.

Türkiye ekonomisi daha önceki küresel krizlerde ağır yara alırken son iki dalgalanmadan (Mayıs-Haziran 2005 ve bugün içinde bulunduğumuz dalgalanma) diğer ülke ekonomileri gibi derin yarayla çıkmadı. Bu gelişmede Türkiye’de makro göstergelerdeki kısmi düzelmeler yanı sıra yabancıların daha önceki krizlerdeki gibi apar topar Türkiye’yi terk etmemesinin önemli bir rolü var. Bu dönemden sonra da en büyük yatırımları çekecek sektörler olan gayrimenkul ve enerjide yatırım kuyruğu uzuyor.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) Türkiye Değerini Katlıyor araştırmasına göre, yabancıların Türkiye ekonomisine ilgisinin sırrı; varlıkların değerini katlamasında. İSMMMO’nun fiili araştırması yanı sıra Deloitte, Colliers gibi uluslar arası denetim ve veri şirketlerinin hesaplamalarından da yararlanarak hazırladığı incelemesine göre; özellikle enerjide yatırımcı kuyruğa girdi, liste incelendiğinde milyar dolarlık projeler bekliyor. Taşı toprağı altın denilen İstanbul’un her metrekaresi artık altından da değerli. 2001 krizinden sonraki dönemde, bugüne kadar altın fiyatları 3.5 kat, enflasyon 3 kat arttı ama İstanbul’un birçok semtinde konut fiyatları 7 ila 20 kat arasında değer kazandı.

Özelleştirme ve özel sektör ortaklıklarına akın eden yabancıların İstanbul’a konuşlanması milyarlarca dolarlık yeni ofis inşaatlarını beraberinde getirdi. Ofis kiralarında dolar bazında son 3 yılda yüzde 120’ye varan artışlar yaşandı.

Ortaklık teklifleri orta ölçekteki şirketlere indi

TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı ve İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, özelleştirmeler ve finans kesimindeki önemli birleşme ve satın almaların reel kesimde de sürdüğüne dikkat çekerek madalyonun iki yüzü bulunduğunu ifade etti. Kimi Türkiye’nin şirketlerini satarak varlık yitirdiği yönünde çok yorum yapıldığını belirten Arıkan, diğer taraftan şu gelişmelerin de yaşandığına dikkat çekti: “Milyar dolarlık birleşme ve satın almalar cephesinde, küçük çaplı ancak büyük potansiyeli olan şirketlere de ilgi var. Üstelik, bu şirketler sadece yabancılar değil, yerli şirketler tarafından bünyelerine katılıyor. Yabancı şirketlerin Türkiye’de büyüme istekleri dışında tüm dünyada köpekbalığı olarak adlandırılan özel hisse fonlarının (private equity) giderek artan ilgisi şirketlerin değerini artıran unsurlar arasında yer alıyor. Bugüne kadar Türkiye’nin devlerine gelen milyarlarca dolarlık ortaklık ve satın alma teklifi artık daha orta kademe şirketlere sıçrıyor. Bu akım arttıkça ve yabancıların sıcak para yerine Türkiye’ye getirdiği doğrudan sermaye yükseldikçe krizlerden korunma şansı o derece artıyor.”

Arıkan, bugüne kadar gelen sermayenin birleşme ve satın almalarla ülkeye giriş yaptığını bundan sonra sıranın sıfırdan yatırım (greenfield) olması gerektiğinin altını çizdi. Arıkan’a göre, ekonomi yönetiminin her sektöre teşvik verme yerine geçmişte Türkiye’yi tercih etmekten son anda vazgeçen Opel (General Electric) ve Hyundai (G. Kore) gibi sıfırdan yatırımlara özel önem verilmesi gerekiyor.

Bu yaklaşımın, Türkiye’ye kalifiye işgücüyle destekleyecek eğitim programlarıyla dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri yapacağını belirten Arıkan, “Avrupa, Ortadoğu ve Müslüman dünyasının kavşak noktasında bulunun Türkiye, petrolü olmasa da dünyanın gelmek için çırpındığı bir ülke olabilir. Bunun için biraz çaba ve teşvik Türkiye’yi krizin kazananı yapabilir” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları