21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İSMMMOdan Faiz Transferi Raporu
10 Ağustos 2008 Pazar 14:28

İSMMMO'dan Faiz Transferi Raporu

TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı ve İSMMMO Başkanı Arıkan, raporu değerlendirdi.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO), Mayıs itibariyle son bir yılda yurt dışına kâr transferinin 15 milyar dolar olduğunu, bunun 8 milyar dolarının faiz transferinden kaynaklandığını belirledi.

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, "Son bir yılda 8 milyar dolara ulaşan küresel kriz faturası, Türkiye"yi çok daha dikkatli olmaya zorlamaktadır. Özel sektörün borcu şirketleri kur riskine karşı korumasız bırakıyor. Bu çalkantılı dönemi atlatmanın yolu Türkiye"nin hesabını iyi yapması ve gerilimlerden uzak durması" dedi.

İSMMMO"nun Faiz Transferi raporu açıklandı. TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı ve İSMMMO Başkanı Arıkan, raporu değerlendirirken, Türkiye"nin faiz transferinin 2005"te ilk kez 5 milyar dolar sınırını aştığına dikkat çekerek 2006"da yüzde 26.5 arttığına, 2007"de yüzde 18.3 büyüyen faturanın bu yıl Mayıs ayı itibarıyla iyice kabardığına işaret etti.

Bankaların yurt dışı finans kurumlarından kullandıkları sendikasyon kredilerini çevirmekte henüz güçlük çekmediğine dikkat çeker Arıkan, şöyle konuştu:
"Ancak Türkiye şimdiden faizlerin birkaç puan yükselmesinden kaynaklanan ek maliyeti karşılamaya başladı. Hükümet küresel krizin etkilerini görebilmek ve muhtemel etkileri karşısında daha etkin karar alabilmek için sıkı bütçe politikası izlemek durumundadır. Bütçe konusunda kemerler sıkılmak zorundadır. Hükümetin yerel seçime doğru muslukları açma lüksü yoktur."

Rapora göre, Türkiye"de kâr transferleri her geçen yıl artıyor. Hem yapılan doğrudan yatırımların karları hem de yabancı finans kuruluşlarının Türk şirket ve bankacılık kesimine verdiği kredilerden elde ettiği faiz gelir transferleri yıldan yıla artıyor.

Yurt Dışına 15 Milyar Dolar Kâr Transferi

Gerçek yabancı ve bıyıklı yabancı denilen Türk yatırımcıların Türkiye dışına çıkardıkları kâr transferleri son bir yılda (Mayıs 2008 itibariyle) 15 milyar dolara yaklaştı. Yurt dışından sağlanan girişlerle rakam nette 7 milyar dolar olsa da bu da bir rekor anlamına geliyor.

En önemli kâr transferi, kredilere ödenen faiz giderlerinden kaynaklanıyor. Verilere göre Türkiye, 1990-2000 arasındaki 11 yıllık dönemde faiz yoluyla ortalama 3.7 milyar doları yurtdışına transfer etti. Bu rakam 2000-2005 arasında ortalama 4.7 milyar dolara çıktı. Ancak 2005"te ilk kez faiz yoluyla yurtdışına yapılan transferler 5 milyar dolar sınırını aştı. 2006"da yüzde 26.5 artarak 6.3 milyar dolara ulaşan faiz geliri transferi, 2007"de yüzde 18.3 artarak 7.5 milyar dolara çıktı. Transfer 2008 Mayıs itibariyle ise 8 milyar dolara ulaştı. 2.2 milyar dolarlık faiz geliri sayesinde nette faiz transferleri 5.8 milyar dolara düştü. 15 milyar dolarlık kar transferinin 8 milyar doları, nette 7.5 milyar dolarlık transferin de 5.8 milyar doları faizden elde edilen karlardan kaynaklandı.

Özel Sektörün Faiz Gideri Artıyor

Türk özel sektörü, her geçen gün daha fazla yurt dışından kredi kullanıyor. AKP iktidarının başladığı 2002 sonunda 25.8 milyar dolar olan şirketlerin yurt dışından kullandığı kredi miktarı 2007 sonunda 87.3 milyar dolara ulaştı. Artış 5 yılda 3.4 kat oldu.

Kredi kullanmak için yurt dışına yönelen şirket sayısı da her geçen yıl katlanarak artıyor. 2002"de 100 milyon dolar ve üzerinde alınan kredi sayısı sadece 31 idi. Sayı, 2003"te 36, 2004"te 32, 2005"te 33 oldu. 2006"da ise hem kullanılan miktar hem de kredi sayısı ikiye katlandı ve 57 kredi kullanıldı ve yurt dışından 16.5 milyar dolar kaynak sağlandı. 2007"de ise sayı 96"ya ulaştı. 1 milyon doların altında kredi kullanan şirketlerin sayısı bile 2002"de 4 bin 275 iken 2007 sonunda 11 bin 47"ye çıktı. Toplamda 2002"de 7 bin 601 olan yurt dışından alınan kredi sayısı 2007 sonunda 20 bin 714"e tırmandı.

Şirketler kesimi daha fazla yurt dışı kaynağa akın edince Türkiye"nin cari açığında ağırlığı da giderek arttı. Mayıs sonu itibariyle 43 milyar 137 milyon dolar olan cari açığın kapatılmasında şirketler kesiminin aldığı net 28.1 milyar dolarlık kredinin payı tam yüzde 60.

En Büyük Tehlike Kur

En büyük tehlike ise kur. Özel sektör döviz cinsi borçlanmasını artırarak inanılmaz bir kur riskini de üstlenmiş oluyor. 3 yıldır sürekli düşen ve YTL"nin aşırı değerli para olmasına neden olan kurlardaki bir patlama özel sektörün ciddi bir kur riskiyle karşılaşmasına neden olacak. Bu da ilerleyen dönemlerde şirketlerini kaybetme riski bile doğurabilir.

Faiz gideri yanında Türkiye"de yabancıların doğrudan yatırımlardan elde ettiği kar transferleri de diğer ülkelerin altında olsa da hızla artıyor. 2000"lerden önce yatırım çekemediği için eleştirilen Türkiye, özelleştirmelerle birlikte ciddi bir sermayeyi çekmeyi başardı. 2001"e kadar Türkiye"nin en çok sermaye çektiği yıl 2000"di. O yıl 1.7 milyar dolarla rekor kıran Türkiye aynı zamanda 725 milyon dolarlık kaçış nedeniyle nette 982 milyon dolarlık bir giriş sağlayabildi. Ancak o tarihten sonra 2001-2007 arasında doğrudan yabancı sermaye hızla arttı. 2001"de 3.4 milyar dolar, 2002"de 1.1 milyar dolar, 2003"te 1.8,2004"te 2.8 milyar dolarlık yatırım çeken Türkiye 2005"le birlikte kademe atladı ve tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmeyi başardı. İlgi 2005"te yabancı sermayenin Türkiye"de net 10 milyar dolarlık doğrudan yatırım yapmasını sağladı.Türkiye 2006"da 20 milyar dolar, 2007"de ise 22.2 milyar dolarlık sermayeye ev sahipliği yaptı. Yılın ilk 5 ayı itibariyle yabancı doğrudan yatırımları yarı yarıya düştü ve 6.1 milyar dolar oldu. Son 1 yılda yabancı sermaye girişi ise 17.2 milyar dolara düştü.

Kâr Transferi Hızlandı

Ancak bu doğrudan yatırımlardan kaynaklanan kar transferlerini engellemeye yetmiyor. Nitekim 2000"li yıllara kadar zaman zaman artı bile veren doğrudan yatırımlar nedeniyle yapılan kâr transferleri 2002 yani sermaye girişleriyle birlikte hızla artıyor. 2001"de 52 milyon dolar artı olan doğrudan yatırımlar yoluyla sağlanan kâr transferleri, 2002"de yurt dışına çıkışa döndü: 108 milyon dolar.

Sonraki yıllar ise katlanarak arttı. 2003"te 440, 2004"te 800, 2005"te 850 olan transferler, 2006'da ilk kez 1 milyar dolarlık psikolojik sınırı aştı. Geçen yılın tamamında ise 2 milyar 85 milyon dolarla zirveye çıktı. Mayıs sonu itibariyle son 1 yıllık kâr transferi ise 2.5 milyar doları aştı. Gayri safi yurt içi hasılaya oranı çok düşük olan bu rakamın ilerleyen yıllarda daha da artması bekleniyor.

Cari açığın yıllarca en büyük finansman kalemi olan portföy hareketleri (sıcak para) son bir yıldır Türkiye"de ciddi bir düşüş eğiliminde. Ödemeler dengesi verilerine bakıldığında Türkiye"deki portföy hareketleri eksi gidiyor. 2007 yılı ortasında uluslararası piyasalarda başlayan dalgalanma döneminde sıcak para eksiye düştü ve cari açığı finanse etme pozisyonundan uzaklaşmaya başladı. Öyle ki Ağustos 2007"de 4.2 milyar dolarlık eksi bakiyeyle Türkiye"nin 2001 krizinde bile görmediği bir çıkış yaşandı.

Yıllık bazda Ağustos 2007"ye kadar yükselen portföy yatırımları bir anda 14-15 milyar dolarlık artı bakiyeden hızla düşüşe geçti ve ekim ayına gelindiğinde 762 milyon dolar eksiye düştü. Mayıs 2008 itibariyle de sıcak para çoğu bono ve tahvil kaynaklı 7.4 milyar dolar eksi oldu.

Sıcak Para 120 Milyar Dolara Ulaştı

Yabancıların Türkiye"den aldığı hisse senedi, bono-tahvil ve Eurobond miktarı 2007 yılına kadar hiç azalmıyor. 2002"de 23.9 milyar dolar olan toplam portföyleri 2006 sonunda 92 milyar dolara kadar çıkıyor. Rakam 2007"de ise 120.6 milyar dolar. Merkez Bankası"nın 2007 sonu itibariyle açıkladığı verilere Fortis Bank Araştırma Biriminin bu yılın ilk 6 ayı için yaptığı hesaplamalarla devam edildiğinde hisse senetlerinde 25.5 milyar, bono tahvilde de 4 milyar dolara yakın bir çıkış var.

Ancak bu verilerin içinde İMKB endeksindeki yüzde 34.5"lik düşüş, faizdeki yükseliş dahil değil. Bu etkilerden arındırılarak yapılan hesaplamaya göre aslında yabancıların portföyünde erime sanıldığının aksine yüzde 25-30"larda değil sadece yüzde 6.2. Bu, yabancıların portföyünü satıp kaçtığı değil değer düşüklüğü nedeniyle elindeki varlıkların değerinin düştüğünü gösteriyor.

Yabancıların hisse senetlerindeki net satışı 200 milyon dolarla sınırlı. Bonoda da durum benzer. Yılın ilk yarısında yabancıların Türkiye portföyündeki toplam düşüş yarım milyar dolar düzeyinde.

BDDK verileri ise temmuzda yabancıların portföylerinde önemli bir değişikliğe gitmediğini gösteriyor. Hatta temmuzun ilk yarısında borsaya küçük çaplı bir girişleri de bulunuyor. Tüm bu veriler aslında yabancıların sıcak para portföylerini azaltmadığını beklemede olduğunu gösteriyor.

(ANKA)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları