21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ernst & Youngtan Küresel Orta Sınıf Raporu
02 Şubat 2012 Perşembe 17:12

Ernst & Young'tan Küresel Orta Sınıf Raporu

Gelişmekte olan pazarlardaki hızlı büyümeye bağlı olarak, dünya genelinde orta sınıfın satın alma gücünün 2030’a kadar üçe katlanması bekleniyor

Ernst & Young tarafından, dünya genelinde 547 yöneticinin katıldığı anket çalışması ve dünyanın önde gelen bazı girişimcileriyle yapılan kapsamlı görüşmelere dayanılarak, kısa bir süre önce hazırlanan, 3 Milyar Yeni Tüketici İçin İnovasyon: Küresel Orta Sınıfın Doğuşu başlıklı raporda; Öncelikle işletmelerin yeni bir stratejik yol izleyerek, özellikle gelişen pazarlarda hızla büyüyen küresel orta sınıfın yeni taleplerine yatırım yapmalarının doğru olacağı görüşüne yer verildi. Buna bağlı olarak, gerçekten yenilik getirmeyi ve büyümeyi hedefleyen işletmelerin tümüyle yeni ürün ve hizmet yaratmaları gerektiğine işaret ediliyor.

Anket sonuçlarına göre, gelişmiş ülkelerden gelen şirketlerin çoğunluğu, hızlı büyüyen başlıca pazarlarda prestijli ürün satışlarına ağırlık veriyor. Bu ülkelerde başarılı bir performans gösteren şirketlerde bile bu oran, sadece yüzde 40’a kadar ulaşabiliyor. Bu da şirketlerin, lüks ürünlere yoğunlaşmaktan vazgeçmesi gereğine vurgu yapıyor.

Yerel uzmanlık ile küresel ölçeğin birlikteliği, başarıyı getirecek...
Orta gelir grubundaki tüketici sayısının, tahminler doğrultusunda 2030’a kadar 3 milyar artacağı ve talebin 21 trilyon dolardan 56 trilyon dolara tırmanacağı düşünülerek, raporda inovasyon için gerekli olan başarı faktörleri; müşteriyi tanımak, insan ve kültür unsurları, araştırma ve geliştirme ile operasyonlar ve iş modelinde – yerel uzmanlık ile küresel ölçeğin birleştirilmesi olarak ortaya konuyor.

Ernst & Young Stratejik Büyüme Pazarları Global Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Maria Pinelli, rapor sonuçlarına ilişkin şunları söylüyor:

“Hızlı büyüyen ekonomilerde orta gelir grubundaki tüketiciler çok büyük bir potansiyel vaat etmektedir ve raporda da inovatif ürünler geliştiren işletmelerin karşılarındaki fırsatın büyüklüğüne işaret edilmektedir. Şirketler bu demografik değişimden avantaj sağlamak için iş yapma biçimlerinde köklü değişiklikler yapmayı düşünmelidirler. Asya’daki küresel orta sınıf harcamalarının toplamdaki payının mevcut yüzde 10’dan, 2030’da yüzde 40’a yükselmesi beklenmektedir.”

Tutumlu inovasyon

Ankete göre şirketlerin bu pazarlarda inovasyon yapmaya en azından adım attığı görülüyor. Ankete katılanların dörtte üçünden çoğu “tutumlu inovasyon”un – veya daha düşük gelirli kesimlere uygun fiyatta ürünler sunmak için kaynakları idareli kullanmanın – doğru bir strateji olduğunu düşünüyor. Raporda, faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) artışı ortalamanın üzerinde olan işletmelerin ölçek avantajını daha iyi kavradıkları ifade ediliyor. FAVÖK artış oranı yüksek olan işletmelerin yüzde 81’i (oysa artış oranı daha düşük olan işletmelerin yüzde 68’i) tutumlu inovasyonun büyük fırsatlar yaratacağı görüşünde.

“Halen şirketler – hangi pazarda olursa olsun – gelişen ekonomilerdeki önemli fırsatları kaçırabiliyor; oysa hızlı büyüyen ekonomilerdeki gelir dağılımını dikkate alarak ürün geliştirmeleri onlara avantaj sağlayacaktır. Bunun için inovasyona bakış açılarında ve pazarlama (go-to-market) stratejilerinde köklü değişiklikler yapmayı dikkate almaları gerekir.” diyen Maria Pinelli, “Hızlı büyüyen pazarlarda inovasyona öncülük eden işletmelerin genel merkezlerinin de bu ülkelerde olması tesadüfi değildir. Çünkü bu ülkelerde tutumlu inovasyon yapma veya yeni orta sınıfa satılabilecek ürün üretme avantajları bulunuyor. Hızlı büyüyen pazarlardaki işletmelerin kaynak yetersizliği ve altyapı eksikliği nedeniyle uzun bir dönem boyunca yaşadıkları zorluklar onları yaratıcı ve girişimci olmaya zorluyor” dedi.

Şirketlere, 4 başarı faktörüne odaklanmaları söyleniyor

Raporda 3 milyar yeni tüketici hedeflenerek tutumlu inovasyon yapılabilmesi için gerekli olan 4 başarı faktörüne işaret ediliyor:

1.         Müşteriyi tanımak: Başarılı inovasyon için müşteri ile yakın ilişki kurulmalı ve çözüm geliştirilmesi gereken problem iyi anlaşılmalıdır.

2.        İnsan ve kültür: Müşteriye uygun ürün geliştirmenin ön planda tutulduğu bir kültür ve zihniyet benimsenmelidir.

3.         Araştırma ve geliştirme: Ar-Ge merkezleri küresel ağı ile küresel kaynaklardan yararlanılması ve aynı inovasyonların farklı pazarlarda uygulanması.

4.        Operasyonlar ve iş modeli: Yerel uzmanlık ile küresel ölçeğin birleştirilmesi. Hızlı ürün inovasyonu önemli olmakla birlikte, işletmelerin iş modellerini gözden geçirmeleri ve daha düşük gelir grubundaki müşteri tabanına uygunluğunu sağlamalarının da aynı derecede önemli olduğu vurgulanıyor.

Pinelli dört önemli başarı faktörüyle ilgili olarak şunları söyledi: “Raporda belirtilen bu 4 önemli başarı faktörünün yerel veya küresel nitelikte çeşitli alt unsurları bulunmaktadır. Bu yerel ve küresel nitelikleri doğru bir şekilde birleştirerek ve küresel kaynaklarını harekete geçirerek yerli müşteriler için doğru ürün ve hizmet sunabilen işletmeler başarıya doğru ilerleyeceklerdir.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları