16 Aralık 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Engelli Çağrı Merkezine Ödül
05 Aralık 2011 Pazartesi 22:45

Engelli Çağrı Merkezi'ne Ödül

Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülen Ben de Varım Projesi kapsamında düzenlenen sempozyumda, Vodafone’un 3 engelli çağrı merkezi personeli ödül kazandı.

Ulaştırma Bakanlığı tarafından  2009 yılında başlatılan Ulaşımda, İletişimde ve Hayatın İçerisinde Ben de Varım Projesi kapsamında, 2 Aralık Cuma günü Engelsiz Yaşam İçin Bilişim Teknolojileri başlıklı bir sempozyum düzenlendi.


Himmet Özbey isimli Vodafone Türkiye çağrı merkezi personelinin de yer aldığı tanıtım filmi ile açılan sempozyumda, bir diğer evden çalışan engelli Vodafone çağrı merkezi personeli olan Esra Kılıç, sergilediği piyano performansıyla izleyicilere keyifli dakikalar yaşattı. Sempozyum kapsamında
ayrıca Vodafone’un evden çalışan (home agent) 3 engelli çağrı merkezi personeli ödül aldı.
Türkiye’deki tüm engellilerin meslek edinip kendi kendine yetebilen, üretken bireyler haline gelmeleri ve toplumsal hayata katılmaları fikrinden hareketle hayata geçirilen “Ben de Varım” Projesi, çağrı merkezleri aracılığıyla engelli bireylere yönelik bir istihdam kaynağı yaratmayı hedefliyor.


Binali Yıldırım: “Fatma Şahin, engellilerin anası olacak”
Açılışta konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, azmin ve kararlılığın olduğu yerde hiçbir engelin olmadığının altını çizerek, “Bugün piyano çalan kardeşimiz de bu azmin ve kararlılığın sonucu olarak bu başarıya ulaşmış görünüyor” dedi. “Ben de Varım” projesiyle 3
yılda 300 kişilik engelli istihdamı sağlandığını belirten Yıldırım, şunları söyledi: “Bu rakam şu anda çok mütevazi bir rakam. Ancak gelecek yıllarda başka sosyal sorumluluk projeleriyle daha büyük daha güzel işler yapacağız. Engelliler ile ilgili projelerde Bakan Fatma Şahin çok büyük rol üstlendi. Bundan sonra engellilerin anası Fatma Şahin’dir.”


Fatma Şahin’den Engellilere sınav müjdesi
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise, esas engelin el ya da ayakta değil, kalpte ve gönülde olduğunu gördüklerini belirterek, “Önce kalplerimizi birbirimize açtık. Her türlü ayrımcılığı reddediyoruz. Engelli vatandaşlarımızın talebi üzerine Mart ayında yeni bir sınav yapılacak. Bu
sınavla birlikte kamuda 20 bin engelli daha istihdam edilecek” dedi. Serpil Timuray: “Engelli bireylerin topluma kazandırılması için çalışıyoruz” Sempozyumda konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise Vodafone olarak, ticari sorumluluklarının yanında kurumsal sorumluluklarına da öncelik vermeyi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsuru olarak gördüklerini belirtti. Timuray, sözlerine şöyle devam etti: “Yaptığımız faaliyetlerde Vodafone Group Vakfı’nın ‘dışarıda bırakılanlara ulaşma’ ilkesi doğrultusunda, engelli bireylerin topluma kazandırılması ve sosyal hayatın aktif birer üyesi olarak potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirmeleri için çalışıyoruz. Bu anlayışımızın toplumsal hayata yansıması olan sosyal yatırım politikalarımızı ise Türkiye Vodafone Vakfı aracılığıyla yürütüyoruz. 2008 yılından bu yana devam eden Düşler Akademisi projemiz şu ana kadar 620 mezun verdi. Proje sayesinde engelli gençlerimiz sanatçı kaşesi alarak ekonomik
bağımsızlıklarını kazandılar. Sadece sosyal yatırımlarımızla değil, ‘çifte sorumluluk’ yaklaşımımız doğrultusunda ticari faliyetlerimizle de, yani mobil teknolojileri engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlayıp sunarak da sosyal hayata katılımlarına destek olmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede, engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak birçok yeniliği ülkemize taşımak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnanıyoruz ki bizler bakış açımızı değiştirirsek, onların da hayatları değişecek.”


Aysel Arslan: “İstanbul’da bir engelli için daha iyi bir iş olamaz
1981 Samsun doğumlu olan Aysel Arslan, yürüme engelli olmasına rağmen, bu durumu hiçbir şekilde çalışmasının önünde bir engel olarak görmüyor. 3 aylık bebekken geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüme engeli bulunan Arslan, hayatını ortopedik bir engelli olarak sürdürmenin hiçbir zaman bir sorun
teşkil etmediğini belirtiyor. Bu süreçte asla kaderine razı gelmediğini söyleyen Arslan, çalışma yolculuğuna Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ile başladı. Ardından evden internet üzerinden yapabileceği bir iş bularak bu işte 11 ay çalışan Arslan, 2002 yılında Yarınlar Umut Olsun adlı
programda toplanan yardım parasıyla ameliyat oldu; tekerlekli sandalyeden tamamen kalkamasa da şu anda çok daha iyi durumda. Bir süre sonra Vodafone ile çalışmaya başlayan Aysel Arslan, bir engellinin İstanbul’da bundan daha uygun bir iş bulamayacağını söylüyor.


Hakan Görgün: “Evden çalışmak engelliler için mükemmel bir imkan”
Omurilik felçli olan Hakan Görgün, yirmi yıldır hayatını tekerlekli sandalyede sürdürüyor. Son beş yıldır aktif olarak sosyal hayatın içinde bulunan Görgün, bu beş yıl içinde ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdi; şu anda Açıköğretim Fakültesi Muhasebe Bölümünde okuyor. Görgün, bilgisayarlara olan özel ilgisi ile sadece okuyarak kendisini iyi bir bilgisayar kullanıcısı haline getirdikten sonra, bu bilgi birikimi ile yaşadığı sitenin yönetiminde çalışmaya başladı. Türkiye’de tekerlekli sandalyeyle çalışmanın mümkün olmadığını, dolayısıyla evden bilgisayar başında çalışma düşüncesinin kendisine hep cazip geldiğini ifade eden Görgün’e göre, Ulaştırma Bakanlığı’nın bu projesi şimdiye kadar hayata geçirilen projelerin içinde en uygulanabilir olanı. Evde çalışmanın, ulaşım sorunu yaşayan engelliler için muhteşem bir
imkan olduğunu söyleyen Görgün, bu sayede, kurumsal bir firma güvencesiyle, evinde kimseye bağımlı olmadan yaşamını sürdürebildiğini ifade ediyor.


Esra Kılıç: “Hep piyano öğretmeni olmayı hayal ettim”
25 yaşındaki Esra Kılıç, belindeki omurilik açıklığından dolayı 12 günlükken ameliyat oldu. Doğduğu günden beri yürüme engeli bulunan ve tekerlekli sandalye kullanan Kılıç, ilkokuldayken annesinin keşfettiği Engelliler Derneği ile sosyal hayat içinde daha aktif şekilde yer alma, yapmak istediklerini hayata geçirebilme şansı buldu. Hep piyano öğretmeni olmayı hayal eden Kılıç, bunu başarabilmek için açıköğretime başvurarak burada ahşap boyama, yağlı boya resim, bilgisayar kursu, bilgisayarlı muhasebe, açık alan tenis, ud ve piyano kurslarına katıldı. İlk resitalini Sabancı Center’da  gerçekleştiren Kılıç, 80 kişinin katıldığı Galleria Piyano Yarışması’nda 4. Jüri Özel Ödülü’nü aldı; Gökkuşağı Projesi kapsamında Çırağan Sarayı’nda Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a resital verdi.
Dernekteki tekstil atölyesinde 1.5 sene makineci olarak çalıştıktan sonra bir şeyler üretip para kazanması gerektiğine karar veren Kılıç, kendi çabalarıyla Photoshop programını öğrendikten sonra grafik tasarım eğitimi almak üzere Tophane Özürlüler Merkezi’ne gittiği sırada çağrı merkezi teklifiyle karşılaştı. Kılıç’ın ideali, üniversite okuyarak işinde başarılı olmak.


Himmet Özbey: “İşimi çok seviyorum”
1980, Uşak doğumlu olan Himmet Özbey, 2 yaşından bu yana karaciğer enzim yüksekliği problemi yaşıyor. Lisenin ardından tekstil, yapı gibi sektörlerde çalışan Özbey, 2010’dan bu yana Vodafone’un çağrı merkezinde görev yapıyor. Özellikle ayakta kaldığı zaman bacakları güçsüzleşen Özbey, bu sebeple çağrı merkezi işinin kendisi için ideal olduğunu ve işini çok sevdiğini ifade ediyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları