22 Ağustos 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ekonomik Görünüm 2008 Eylül Raporu
29 Eylül 2008 Pazartesi 09:34

Ekonomik Görünüm 2008 Eylül Raporu

Deloitte Türkiye, 2008 yılının ilk sekiz ayını değerlendirdiği Ekonomik Görünüm 2008 Eylül raporunu yayımladı.

Deloitte Türkiye, 2008 yılının ilk sekiz ayını değerlendirdiği Ekonomik Görünüm 2008 -Eylül raporunu Global Ortam: Yüzyılda bir yaşanır cinsten başlığı ile yayımladı. Raporda yüksek petrol fiyatı ve AKP kapatma davasının yarattığı siyasi belirsizlik, ikinci yılına giren küresel kredi krizi ve tüm bunların Türkiye üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirildi. Deloitte Türkiye Ekonomi Danışmanı Dr. Murat Üçer tarafından hazırlanan raporda ayrıca 2008 yıl sonu ekonomik göstergelerine ait öngörülere ve 2009 yılı beklentilerine de yer verildi.

Türkiye"nin dış finansman ihtiyacı yükselirken, global kriz daha da derinleşiyor
Deloitte Türkiye tarafından Haziran ayında yayımlanan Ekonomik Görünüm 2008 - Haziran raporunun ardından Türkiye ekonomisinde nispi bir rahatlama gözlendi. AKP aleyhine açılan kapatma davasının yarattığı siyasi belirsizliğin davanın olumlu bir netice ile gündemden düşmesi ve petrol fiyatının varil başına 150 dolardan 100 dolara gerilemesiyle birlikte Türkiye ekonomisi nispeten rahatladı. Ancak global piyasalarda yaşanan kredi krizinin giderek derinleşmesi ve buna mukabil dış finansman ihtiyacı yüksek Türkiye ekonomisinin bu zorlu dönemde nasıl bir performans göstereceğine ilişkin sorular zihinlerde belirmeye başladı.

Bir öncekine göre makro ekonomik gelişmelere ilişkin beklentilerin çok fazla değişmediği raporda, 2008"in son çeyreğinde büyümenin bir miktar büyüyerek %3,5-%4 seviyelerinde seyredeceği öngörülüyor. 2007 yılının aynı döneminde ise bu oran %4,6 seviyesinde gerçekleşmişti.

2009 sonunda reel döviz kurunun değer kaybetmesi bekleniyor
Enflasyonun global şokların etkisiyle dalgalı bir seyir izlemeye devam edeceği öngörülen raporda, yapılan hesaplamalara göre %10 seviyesinde olan bu aşırı değerli YTL"nin bu seyrini uzun süre sürdürmesinin beklenmiyor. 2008 yılını yatay bir şekilde tamamlaması öngörülen reel döviz kurunun 2009 sonunda hafif değer kaybetmesi bekleniyor. Rapora göre, global ortam şoklarla sarsılmaya devam ederken, yerel seçimlere kadar izlenecek genişleyici politikalar, Merkez Bankası nezdinde gözlenen kredibilite sorunu ve servis fiyatlarında kıtlık dikkate alındığında enflasyonun %8-8,5 altına inmesi mümkün görünmüyor. Ayrıca raporda 2009 yılı için petrol fiyatları kadar olmasa da enerji-dış ticari açığının seyrinin önemli olduğuna dikkat çekilirken yaklaşmakta olan seçimler ve yavaşlayan ekonomi önümüzdeki dönem Türkiye ekonomisinin önündeki en önemli riskler olarak ifade ediliyor. Enerji faturasının 2008 yılı sonu itibariyle 45,4 milyar dolar olması beklenirken, 2009 yılı beklentisi ise bu rakamın 48,9 milyar dolar seviyelerine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Türkiye"nin düze çıkması için makro kazanımların korunması şart
2009 yılı beklentilerine yer verilen Ekonomik Görünüm 2008-Eylül raporunda, Mart 2009"daki yerel seçimler ve siyasi gerginlikler nedeniyle bir süredir ekonomi politikalarına yeterli ağırlığın verilemediği, bu yüzden Türkiye"nin makro performansının potansiyelin altında kalacağı beklentisinin yüksek olduğu vurgulanıyor.

Bu olumsuz tahminin ancak global ekonominin krizden çıktığı sinyalini vermesi, GOP (Gelişmekte Olan Piyasalar) ekonomilerinin güven telkin etmesi, içeride de IMF destekli programa ve Avrupa Birliği üyelik sürecine ivme kazandırılmasıyla tersine dönecek olduğu belirtiliyor.

Türkiye"nin mevcut ekonomik sarsıntıyı 2001 krizinde olduğu gibi bir kıyamet algısıyla yaşamadığına dikkat çekilen raporda, buna karşılık finansman açığının gittikçe büyümesi, finansman kalitesindeki bozulma ve düşük büyüme oranı nedeniyle önümüzdeki dönemde daha belirgin olarak hissedileceği ifade edilmektedir. Türkiye"yi bu irtifa kaybından koruyacak temel aksiyonun siyasetin en tepeden sahiplenilmesi suretiyle makro kazanımların korunması olduğunun altı önemle çiziliyor.

Global finans piyasaları ancak yüzyılda bir yaşanan cinsten bir krizle sarsılıyor
Ağustos ayında başta ABD Merkez Bankası ve FED olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının finans sistemine yaptıkları likidite enjeksiyonlarıyla başlayan global kriz, ABD Merkez Bankası efsanevi başkanı Alan Greenspan"in "yüzyılda bir yaşanan cinsten" yorumuyla adını tarihe kara harflerle yazdırmayı başardı. Rapor, şu ana kadar tespit edilen finansal kayıpların eşik altı (sub-prime) emlak kredileri ağırlıklı olduğunu ifade ederken, önümüzdeki dönemde bu kayıpların diğer alanlara da yayılabileceği riskine dikkat çekiyor. Yeni dönem kayıpların hane halkı kredi kartları borçları gibi daha alışık olduğumuz kredi sorunlarından kaynaklanacağına dair sinyaller veren raporda, yüksek profilli iflasların devamı ve kredi daralmasının (credit crunch) gelecekteki en ciddi riskler olduğu ifade ediliyor.

Siyasi çalkantılar global krizle birleşince ülke varlıkları daha fazla değer kaybetti
Deloitte Türkiye tarafından hazırlanan Ekonomik Görünüm 2008-Eylül raporunda mali piyasaların seyrini belirleyen iki önemli etkenden bahsediliyor. İlki Mart ortasından Temmuz ortasına kadar yaşanan iç siyaset ve yargı cephesindeki gelişmeler, ikincisi ABD mortgage sektöründeki sıkıntılardan kaynaklanan ve özellikle finans piyasaları için kabusa dönüşen global kredi krizi.

Söz konusu dönemin iç piyasalarda üç ayrı fazda değerlendirildiği çalışmada, Mart ortasında yaşanan AKP kapatma davasının uluslararası piyasalardaki dalgalanmalarla birleşmesiyle birlikte, Türkiye"deki varlıkların diğer gelişmekte olan ülke varlıklarından daha fazla değer kaybettiği belirtiliyor. AKP kapatma davasının kararının açıklandığı Temmuz ortalarına denk gelen ikinci fazda, davanın olumlu sonuçlanmasıyla birlikte ülke varlıkları kaybettiği değeri telafi etse de, global piyasalardaki sarsıntılar bu olumlu sürecin devam etmesini engelledi. Eylül ayında Lehman Brothers"ın iflasını istemesiyle başlayan üçüncü fazda diğer gelişmekte olan piyasa varlıkları gibi Türk varlıklarının da etkisinde kaldığı yoğun satış dalgası şiddetlendi.

Raporda yer alan verilere göre yabancı yatırımcılar, Temmuz ayında İMKB hisse senetleri piyasasında 628 milyon dolarlık net alım gerçekleştirirken, Ağustos ayında 1 milyar 272 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Böylece yabancı yatırımcılar İMKB"de yılın ilk 8 ayında 1 milyar 748 milyon dolarlık net satış gerçekleştirmiş oldu.

AKP kapatma davası ve Ergenekon Soruşturması harcamaları azalttı
Geçen yılın ilk yarısında %6 oranında gerçekleşen büyümenin, 2008"in ilk yarısında %4,2 olarak gerçekleştiği belirtilen rapor, büyüme verilerinin harcamalar tarafında incelenmesiyle elde dilen ilginç sonuçlara dikkat çekiyor. Ekonomik Görünüm 2008 -Eylül raporu, özel tüketim ve yatırım harcamalarında özellikle yılın ikinci çeyreğinde görülen yavaşlamanın ana nedeninin AKP kapatma davası ve Ergenekon Soruşturması sürecinde zirve yapan siyasi risklerin global ekonomide meydana gelen bozulma ile birleşmesi olduğu yorumu yapılıyor. Raporda yapılan değerlendirmeye, siyasi ve global belirsizlikler devam ettiği sürece 2009 yılında büyüme oranlarında ciddi bir artışın beklenmediği ilave ediliyor.

Enflasyondaki gerileme kalıcı değil
Mayıs ayından bu yana iki haneli rakamlarda seyreden enflasyon oranı Ağustos ayında petrol fiyatlarındaki yumuşama ile birlikte biraz yavaşlamasına rağmen yüksek seviyesini korudu. Merkez Bankası"nın önümüzdeki dönemde enflasyonun gerilemesinin kalıcı olacağı yolunda yaptığı değerlendirmenin çok iyimser olduğunu vurgulayan raporda, gelecek dönemde enflasyonu teknik olarak yukarı çekebilecek önemli risklerin bulunduğu ifade ediliyor.

Doğrudan yabancı yatırımlar % 40 civarında azaldı
Bu yılın ilk yedi ayında, 12 aylık bazda 47 milyar doları aşan cari açıkta enerji faturası ilk sıraya yerleşirken, rakamlar 2007 yılı seviyelerini korumaya devam etti. Cari açığın bir diğer önemli bileşeni olan dış ticaret açığı, Temmuz ayında 12 aylık bazda 74 milyar dolara ulaştı. Raporda büyümedeki yavaşlamaya karşın dış ticaret açığındaki bu artışa neden olan en önemli etken, 2007"nin aynı döneminde 71 dolar seviyesinde olan petrol fiyatının 135 dolara fırlaması olarak gösterildi.

Doğrudan yabancı yatırımlar yılın ilk yarısında 7,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2007 yılının aynı döneminde bu rakam 12,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Doğrudan yabancı yatırımların 2008 yılını toplam 11 milyar dolar ile kapatacağı tahmin edilen raporda, yıl sonuna kadar otoyol ve köprü, nükleer santral ve elektrik dağıtım ihale süreçlerinin başlaması öngörülüyor.

Deloitte raporunda, İhtiyati Stand-By gibi yeni bir IMF programının, Türkiye"nin politik çerçevesinin çizilmesi ve reformlara kalınan yerden devam edilmesinde çok büyük katkılar sağlayacağı ve güven ortamının yaratılmasını destekleyeceği belirtiliyor. Ancak 2009 yılında yapılacak yerel seçimlerin etkisini şimdiden göstermeye başlaması nedeniyle, söz konusu program üzerinde seçimler öncesi bir mutabakata varılması zayıf bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

(A1Haber)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları