23 Ekim 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Birleşme ve Satın Almalar 20 Milyara Ulaştı
07 Ocak 2008 Pazartesi 11:25

Birleşme ve Satın Almalar 20 Milyara Ulaştı

Deloitte Türkiye’nin 2007 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu açıklandı.

Deloitte Türkiye tarafından hazırlanan 2007 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu açıklandı. Rapor, Türkiye’deki birleşme ve satın alma ortamının 2007 yılındaki genel görünümünü detaylı bir şekilde ortaya koyarken, son beş yıla ilişkin önemli değerlendirmeler ve 2008 yılı ile ilgili önemli öngörülerde bulundu.

2007 yılının büyük bölümünün iç politika meseleleri ile geçirilmesine ve büyüme ile enflasyon gibi temel makroekonomik göstergelerdeki olumsuz sinyallere rağmen, birleşme ve satın almaların hacminin 20 milyar doların altına düşmediğinin kaydedildiği raporda, bunun Türkiye’nin yatırımcılar için bir cazibe merkezi olma özelliğinin bir kanıtı olduğu ifade ediliyor.

Raporda ayrıca, Türkiye’nin büyüme potansiyeli ve göreceli güçlü makroekonomik yapısı ile, 2007’nin ikinci yarısındaki küresel finansal dalgalanmalara karşı durabilmiş gözüktüğü belirtiliyor.

Öte yandan rapor, küresel finansal piyasalardaki dalgalanmaların devam etmesi ve uluslararası bir krize dönüşmesi durumunda, tüm dünyaya paralel olarak, Türkiye’ye yabancı sermaye girişi ile birleşme ve satın almaların da olumsuz yönde etkileneceğine dikkat çekiyor.

Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, raporla ilgili olarak görüşlerini şöyle ifade etti:

“Yabancıların ilgisi ile Türk şirketlerin artan satın alma iştahı bir araya gelince, birleşme ve satın almalar bu yıl da 20 milyar doları aştı. Böylece son beş yılın toplam işlem hacmi 75 milyar dolar olurken, bunun 70 milyar doları son üç yılda gerçekleşti. Türkiye son beş yılda küresel ekonomideki olumlu havayı arkasına almış ve bu havadan en iyi şekilde yararlanmayı bilmiştir. Yılın ikinci yarısında Türkiye küresel finansal piyasalardaki dalgalanmalardan nispeten daha az etkilenmiş görünmesine rağmen bu dalgalanmalar, birleşme ve satın almaların dünyada önümüzdeki dönemdeki seyrine ilişkin bir belirsizlik yaratmıştır. Türkiye’nin de bundan etkilenmesi kaçınılmazdır. Son yıllarda yüksek seviyede seyreden değerleme çarpanlarının gerilemesi de sürpriz olmayacaktır. Bundan korunmanın tek yolu, ekonomik büyüme ile sağlıklı yatırım ortamının devam ettirilmesi olacaktır. Yatırımcıların gözünde Türkiye’yi çekici kılan, geçmiş yıllardaki büyümesini devam ettireceği beklentisidir. Deloitte Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de, değerlendirmelerimizi ve öngörülerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.”

Son beş yılın genel görünümü

Raporda son beş yılda Türkiye’nin yüksek büyüme, ekonomik istikrar ve gerçekleştirilen reformlarla yatırımcılar için sağlıklı bir yatırım ortamı haline geldiği belirtiliyor.

Rapora göre son beş yılda dev boyutta işlemler ve özelleştirmelerin ağırlık kazanması ile Türkiye, bölgenin en büyük satın almalarına ev sahipliği yaptı. Özelleştirmeler ve TMSF satışları, son beş yıldaki işlem hacminin yaklaşık %40’ını oluşturdu. Raporun bulgularına göre, bu süre boyunca 650’den fazla işlem ile toplam 75 milyar dolarlık işlem hacmi gerçekleşti. Ayrıca, son üç yılda girişim sermayesi fonları Türkiye’ye 6,5 milyar dolarlık yatırım yaptı. En fazla işlem ise finansal hizmetler, enerji ve gıda sektörlerinde görüldü.

2007 yılında yatırımların kaynağı

Raporda, 20 milyar dolarlık işlem hacminin %77’sinin (yaklaşık 15 milyar dolar) yabancı yatırımcılar, %12’sinin ise girişim sermayesi fonları tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Körfez bölgesi yatırımcılarının ise 2007’de 2,1 milyar dolar ile toplam hacmin %10’unu yakaladığı ifade ediliyor.

2007’nin en büyük işlemi, 2,7 milyar dolarlık değeri ile ING’nin Oyak Bank’ı satın alması oldu. Ayrıca 2007’de en büyük 5 işlem, toplam hacmin %40’ını oluşturdu. Raporda, bunun geçmiş yıllara göre Türkiye pazarında artık orta ölçekli işlemlerin oranının artmaya başladığını gösterdiği belirtiliyor.

En revaçta olan sektörler

2007 yılında finansal hizmetler sektörü, 32 işlem ve 6,4 milyar dolar ile önceki senelerde olduğu gibi en çok ilgi gören sektör oldu. ING’nin Oyak Bank’ı satın almasının başı çektiği işlemlerin çoğu bankacılık ve sigortada gerçekleşti. Enerji sektörü de yatırımcıların gözdesi oldu.

Raporda ayrıca, gayrimenkul sektörünün de beklenen çıkışını sonunda 2007’de yaptığı belirtiliyor. Bu sektörün gelecek üç yılda da artan sayıda satın almalara sahne olacağı öngörülüyor.

Finansal yatırımcılar

Raporun sonuçlarına göre, girişim sermayesi fonları 2007 yılında 24 işlem ile toplamda tahmini 2,5 milyar dolar tutarında yatırım gerçekleştirdi. Bunların arasında KKR’ın Türk nakliyat şirketi
U.N. Ro-Ro’yu 1,252 milyar dolar karşılığı satın alması işlemi bir girişim sermayesi fonunun Türkiye’de şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük yatırım oldu.

Diğer bir ilginç gelişmenin de, bazı Türk gruplarının son dönemde adeta bir finansal yatırımcı gibi çok çeşitli sektörlerdeki yatırım fırsatlarını kovalaması olduğu belirtilen raporda, söz konusu Türk grupların ya satın alma esnasında bir yabancı ortak ile ortaklık yolunu seçtikleri ya da satın almadan bir süre sonra aldıkları şirketin bir kısmını stratejik bir yatırımcıya satma yolunu tercih ettikleri belirtildi.

Girişim sermayesi Türkiye için ne düşünüyor?

Deloitte Türkiye ayrıca her çeyrekte dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirdiği ve ilgiyle takip edilen Girişim Sermayesi Güven Anketi’nde bu şirketlerin Türkiye’ye bakışını da ortaya çıkardı. Üçüncü çeyrekte yapılan anketin sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu (%75), Türkiye’ye yönlendirilen fonlarda çok küçük bir artış bekliyor. Katılanların %63’ü satın almalar için finansman bulmanın ve yeni fon toplamanın önümüzdeki 6 ayda daha zor olacağını düşünse de, %88’i genel ekonomik ortamın daha iyileşmesini ya da en azından aynı kalmasını bekliyor.

Aynı şekilde, girişim sermayesi fonlarının %70’i işlem hacminin değişmeyeceği ya da yükseleceğini düşünüyor ve %81’i de yakın gelecekte yeni alımlar yapmayı planlıyor. Ancak, %44’ü değerleme çarpanlarının düşeceğini öngörüyor.

2008 yılında yatırımcılar ne yapacak?

Rapora göre, yabancı yatırımcıların ilgisinin devam etmesi için Türkiye’nin son yıllardaki büyüme hızının sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Rapora göre, 2008 yılında elektrik sektörü, otoyol ve köprüler, Halkbank, Milli Piyango, EGO ve Tekel ile özelleştirmeler tekrar hız kazanacak. Ayrıca raporda, önümüzdeki dönemde geçen yıllarda satılan şirketlerin tekrar el değiştireceğinin görüleceği belirtiliyor.

Raporda 2008’de birleşme ve satın almaların hacminin 15 milyar dolar seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, birleşme ve satın almaların 2008 – 2010 yılları arasındaki üç yıllık dönemde toplam 35 – 40 milyar dolayında olacağı, bunun %75’inin yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirileceği öngörülüyor. Sonuç olarak, büyümesini devam ettirmesi ve bu yatırım ortamını koruması durumunda, Türkiye’nin gelecek on yıl yabancı sermaye ile iç içe olacağı belirtiliyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları