İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haber Sitesi
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
Google

Web
Site İçinde
Dijital Para Toplumuna Geçiş Nasıl Olacak?

Accenture Türkiye


İnsanlık tarihinde nakit paranın dolaşıma girmesi için binlerce yıl geçmesi gerekti. Bu süre zarfında değerli taş ve metallerden, istiridye kabuklarına kadar sayısız nesne ticarette takas aracı olarak kullanıldı. Günümüzde ise nakit paranın sonunun geldiği yolundaki iddialar, robot hizmetçilerin ev işlerinde kullanılması gibi onyıllara dayanan, fakat bir türlü gerçekleşmeyen hayallere benzemeye başladı. Öte yandan doğumu olan her nesne ve olgunun ölümünün kaçınılmazlığı gözönüne alındığında nakit para da eninde sonunda tarihe karışacak. Fakat soru şu: Bu tarihsel sıçramayı kim ya da kimler gerçekleştirecek?

Uluslararası yönetim ve teknoloji danışmanlığı şirketi Accenture, kredi kartı kullanımına ve elektronik para transferine alışmış ekonomilerde nakit paranın tümüyle yerine geçecek bir yaşam tarzı ve iş fırsatı olup olmadığı sorusuna olumlu yanıt veriyor. Bununla birlikte, ihtiyacın zaten varolması ve teknolojinin hızla ilerlemesi nedeniyle dijital nakit kullanan toplumlar oluşuyor. Örneğin Singapur hükümeti bu alana iddialı giriyor: Singapur Para Piyasası Kurulu elektronik yasal teklif sistemini 2008 yılında kurmayı amaçlıyor.

Accenture, dijital nakit toplumuna geçişin öncüsünün kim olacağını soruyor. Bankalar, kredi kartı şirketleri, mobil cihaz üreticileri, akıllı kart ve e-para tedarikçilerinin tümü bu alanda söz sahibi. Fakat hiçbiri öncü misyona sahip değil. Accenture Türkiye Şirket Ortağı ve Genel Müdürü Ahmet Yalçın, nakit paranın yerini alacak bir başka aracın devreye girmesine dair beklentilerin, çok düşük mübadele giderleri nedeniyle gündemde olduğunu belirtiyor. Ahmet Yalçın, bilgi ve hizmetler dahil olmak üzere masraf olarak talep edilen miktarın geleneksel kredi kartı ödemelerine uymayan internet üzerinden yapılan alımları konuya örnek olarak gösteriyor.

Satın alma gücü olmasına rağmen henüz kredi kartı kullanmayan grupların yanı sıra, maddi nakit paranın kullanımını sınırlamak amacıyla olmasa bile çok daha elverişli ve düşük maliyetli dağıtım mekanizmaları olan satış makineleri, dijital nakit dolaşımına geçişe olanaklar sağlıyor. Paranın yerine geçen başka bir araç bu ihtiyaçlara yanıt vererek önemli bir değer yaratabilir.


Alışverişin Merkezinde Olmak

Nakitin yerini alan sistem ya da sistemler ne şekilde olursa olsun, uygunlukları ve aynı anda her yerden erişebilme özelliği nedeniyle kredi kartı ve çeklerin yerini alacağını belirten Yalçın, dijital alışverişi hayata geçiren kuruluşların milyarlarca alışverişe giriş ücreti alarak büyük kazançlar elde edeceklerinin altını çiziyor. Bununla birlikte, birden çok alışverişin merkezinde yer alan şirketler günümüz ölçüleriyle kıyaslanamayacak bir konumda bulunacaklar; perakende alışveriş olanağına sahip olmak alışveriş sağanağına yakalanmalarını sağlayacak. Öte yandan, sahip oldukları bu bilgi, müşteri görüşü ve tedarik zinciri yönetimi alanında faaliyet gösteren satıcı ve tedarikçilerle çok daha yüksek düzeylere çıkarılabilinecek.


Dijital Nakit Dolaşımı İçin Çalışanlar

Accenture, dijital alışverişe imkan sağlayacak sektörlerin varolan durumlarını şu şekilde özetliyor:

1. Kredi Kartı Çıkaranlar
Kart çıkaran kuruluşların en büyük avantajı, bütünüyle kurulu bir zemin üzerinde işlem yapmalarına dayanıyor. Müşteri anlayışı, finansı ticari süreçle birleştirme becerisi ve katılımcıların güvenine sahipler.

2. Bankalar
Bankalar kredi kartı pazarının önemli bir parçası olarak dolaylı yollardan rekabet ediyorlar. Tıpkı Avrupa ve Japonya'daki tüketici alımlarında olduğu gibi, B2B alışverişlerde de genellikle doğrudan borç kaydetme ya da elektronik fon transferleri gerçekleştiriliyor. Kişiden kişiye elektronik ödemeler büyüyor: e-ödemelerin 2005 yılına kadar 4 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.

3. Akıllı Kart Çıkaranlar
ABD'de akıllı kartların benimsenme süreci yavaş olmasına rağmen, akıllı kartlar Avrupa'da büyük ilgi görüyor. Akıllı kart çıkaran şirketler, mevcut pazarlama kanalları, kullanıcı tabanı için elektronik yöntemler sağlayan teknolojilerin yanı sıra, aracılar ve finans kuruluşları ile deneyim avantajına sahipler.

4. Cep Telefonu Şirketleri
Cep telefonlarının akıllı kartlardan çok daha yaygın bir kullanım alanına sahip olduğu bilinen bir gerçek. Telefon şirketlerinin başarılı olmaları için uygulayabilecekleri üç yöntem bulunuyor: kendi ödeme çözümlerini sunmak, faturalama yeteneklerini en üst düzeye çıkarmak ya da bankalar ve kredi kartı şirketleri ile ortaklığa gitmek.

5. Dijital Cihaz Üreticileri
Accenture, mobil telefon ve kişisel dijital yardımcı cihaz üreticilerinin de aktörler arasında olduğunu ve küçümsenmemeleri gerektiğini vurguluyor. Bu kuruluşların cihaz özellikleri ve ara birimler üzerinde doğrudan söz sahibi olduğunu belirten Yalçın, mobil cihaz üreticilerinin, ağları telekomünikasyon çerçevesi dışında birleştirmek için kendi ödeme sistemleriyle iş değer zincirinde potansiyel bir konum oluşturabileceklerini vurguluyor.


Şirketler ve Müşteriler Ortak Çözüm Arayışında

Müşteriler insanlık tarihi kadar eski nakit para uygulamasına köklü bir çözüm beklentisi içinde bulunuyor. Nakit ya da kredi kartına olan ihtiyaçlarından tümüyle uzaklaşmak için, teknolojinin ulaştığı mevcut noktada yeni anlayışın yarattığı değeri somut olarak yaşamak istiyorlar. Bu konuda Accenture yetkilileri, bakış açısının müşteri perspektifine odaklanması gerektiğini vurguluyor.

Müşteriler fiyat avantajı nedeniyle nakit dışı alışverişe yöneliyor. Nakit olmayan alışverişlerin fiyatı perakendeciye yükleniyor ve tüketiciden gizleniyor. Kredi kartı programları ile yapılan büyük alımlarda, müşterilerin bu avantaja zaten sahip olması nedeniyle, örneğin hava yolu şirketlerinin "Air Miles" uygulamaları gibi iskontolar ya da teşvikler büyük olasılıkla başarı sağlayamayacak ve makineli alım olanakları gibi küçük alımların değeri önemsizleşecek. Aynı şekilde, katma değerli hizmetler de müşterileri nakit kullanımından vazgeçirecek kadar etkili olmayacak.

Kredi kartları arasında yıllardır süren rekabet vadesi uzatılmış borçların, satın alma klüplerinin ve benzeri pazarlama stratejilerinin ayırdedici değerlerinde etkisizleşme görülüyor. Bu tarz hizmetler tanınan bir üründen diğerine etkili olmayı henüz sürdürebiliyor, ama tümüyle yeni bir ödeme sistemi ile rekabet edebilecek güce sahip değiller. Öte yandan tüketiciler hırsızlıktan, nakit para kaybetmekten ya da çalıntı kredi kartı riskinden çekindikleri için güvenlik açısından da dijital nakit cazibe kazanıyor. Bununla birlikte tüketiciler gizlilik ilkesine büyük önem veriyor; daha önceki dijital nakit çabaları başarısız oldu, çünkü gizlilik ciddi bir sorundu ve nakit ödemelerde anonimlik mümkün değildi.

Kredi kartlarının %2 ila %3'lük oranlarının daha altında olan dijital nakit çözümlerinin fiyatlandırma oranı şirketler için ciddi bir potansiyel oluşturuyor.


Dijital Nakit Piyasasından Kim Kazançlı Çıkacak?

Accenture Türkiye Şirket Ortağı ve Genel Müdürü Ahmet Yalçın, bazı sektörlerin yapısal olarak önemli avantajlara sahip olmalarına rağmen, hiçbirinin kusursuz uyum ve güvenlik sunacak konumda olmadığını belirtiyor. Yalnızca taşınabilir bir belge olan akıllı kart ile ağ arasında ara birim görevini bir aracın üstlenmesi gerektiğini belirten Yalçın, bu durumun aksine kablosuz cihazların tüm fonksiyonları kendi ağ bağlantıları ile birleştirebileceğini vurguluyor.

Güvenlik söz konusu olduğunda kredi kartları savunmasız bir konumda bulunuyor. Öte yandan kredi kartlarında bulunmayan PIN talebi ya da diğer yerleşik kontroller akıllı kartlar açısından daha güvenli bir ortam sunuyor. Ancak, akıllı kartların kredi kartları gibi yaygın bir kullanım alanına ulaşmadan önce bu iddiayı kesinleştirmek mümkün görünmüyor.

Uzun vadede mobil cihazlar potansiyel açıdan en yüksek güvenirliğe sahip görünüyorlar. Telefon içindeki bir biyometrik cihaz parmak izi ya da göz retinasını tarayabilecek güçte. Üstelik yerleşik jeolokasyon yetenekleri çalınan telefonları bulabilir, ama bu güvenlik önlemleri henüz deneme aşamasında. Öte yandan yaygın kullanıma ve yerleşik ağ bağlantılarına sahip olan mobil aygıtların rekabete öncülük edeceği düşünülüyor.

Dijital nakit alanında büyük kazançlar elde edecek olan kuruluşların en zorlu mücadelesinin teknolojik çözümlerinin sunacağı güvenlik ve uyum olduğunu belirten Yalçın, müşterilerin bu avantajı kaçırmayacaklarını vurguluyor. Dijital nakit toplumuna geçiş öncesinde, aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin agresif rekabete girerek müşterinin zihninde karışıklık yaratmamaları gerektiğine değinen Yalçın, dijital para dolaşımı ve müşteri tasarrufuna odaklanarak teknolojik çözüm üretmek gerektiğinin altını çiziyor.


[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies