Perakende Sektör Dosyası kapsamında Fis-Kar Kozmetik Genel Müdürü D. Murat Fis ile Fis-Kar Kozmetik ve Türk Perakende Sektörü hakkında konuştuk.
Sizi tanıyabilir miyiz ?
1968 İstanbul doğumluyum. 1988 yılında firmanın ithalat departmanında göreve başladım. 1994 yılnda üretim departmanın kurulmasıyla, bu bölümde iki yıl staj yaptıktan sonra, firmanın satış ve pazarlama müdürlüğü görevini üstlendim. Bu görevi 2000 yılına kadar yürüttükten sonra yönetimi firmanın kurucusu Yusuf Fis'ten kardeşim Rael Fis ile devraldık. Halen firmanın Genel Müdürlüğü görevini yürütmekteyim.
Fis-Kar Kozmetik'i tanıyabilir miyiz ?
Bir aile şirketi olan Fis-Kar Kozmetik, 1987 yılında kuruldu. Firma kuruluş amacı İspanya'dan ithal edilen kozmetik ürünlerin Türk pazarına dağıtımı idi. 1990 yılında DEOTAK, 1991 yılında ise DEPİTAK markaları altındaki ürünlerle pazarda önemli bir yer edinildikten sonra 1995 yılında üretim Türkiye'ye kaydırıldı. Marka yaratmada reklamın önemini önceki ticari tecrübeleri ile zaten bilen yönetim, yoğun reklam ve pazarlama kampanyaları ile ürünlerinin bilinirlik oranını ve Pazar payını sürekli yükseltti. Türk kozmetik pazarında ilkleri gerçekleştirerek sorun giderici kişisel bakım ürünleri segmentinde kalıcı bir yer edindi. Bugün, markaları ile özdeşleşmiş ürünleri ve sürekli koruduğu yüksek kalite ilkesi ile yoluna devam eden genç bir firma...
Fis-Kar kozmetiğin markaları hakkında bilgi verir misiniz ?
DEOTAK, DEPİTAK ve PİEDİTAK markalı kişisel bakım ürünleri, A-B-C1-C2 SES grubundaki, 15 yaş üstü, her iki cinsten tüm kişileri hedefleyen ürünlerdir. Bu markalar, kişisel bakım ürünleri pazarında üç segmente hitap etmektedir:
DEOTAK, deodorant pazarı
DEPİTAK, tüy dökücü ve bakımı pazarı
PİEDİTAK, ayak ve bacak ürünleri pazarı.
DEOTAK markalı ürünler, Türk pazarında bir ilk olup, krem formunda üretilen ve ortalama 7 gün gibi özel ve iddialı bir etki süresine sahip olan, rakipsiz kişisel bakım ürünleri olmuştur. Sudan etkilenmeme özelliği ile, uzun etki süresi bir araya geldiğinde çok ekonomik bir ürün ortaya çıkmaktadır. DEOTAK krem deodorant, 1995 yılına kadar sadece Classic versiyonuyla üretilmiş, aynı yıl Fresh, 2002 yılında ise, Soft ve Plus versiyonlarıyla çeşitlendirilmiştir. Pazarda, DEOTAK krem deodorant karşısına zaman zaman yerli veya çokuluslu firmalar tarafından benzer rakip ürünler konuşlandırılmaya çalışılmış, ancak markayla özdeşleşen ve tüketici memnuniyeti yüksek DEOTAK karşısında bunlar başarılı olamamışlar, pazardan çekilmişlerdir.
DEPİTAK, tüy dökücü krem pazarında ilk reklam-veren markadır. Dünyada yaygın olarak kullanılan bayanlar için tüy dökücünün yanında, Türk tüketicisinin alışkanlıkları ve gelenekleri gözönüne alınarak erkekler için de tüy dökücü krem üretilmiş, böylece bu tip ürünlere ihtiyaç duyan erkeklerin rahatça satış noktalarından kendi cinslerine ait bir ürünü talep edebilmeleri sağlanmıştır. DEPİTAK markası da geçen yıllar içinde ürünlerle özdeşleşmiş, yüksek üretim kalitesiyle, tüketicinin hiçbir şikayete sebep vermeden güvenle kullandığı ürünler haline gelmiştir.
PİEDİTAK, çeşitli nedenlerle pazarda doldurulamayan ayak bakım ürünleri boşluğu gözönüne alınarak tüketicinin beğenisine sunulmuş bir markadır. 1997'de sadece çok amaçlı koruyucu ayak bakım kremi olarak üretilen PİEDİTAK, bugün dört çeşidiyle raflarda yer almaya çalışmaktadır. PİEDİTAK markası altında yüksek tüketici memnuniyeti doğuran ürünler üretilmektedir. Koruyucu ayak bakım kremi birkaç yıl boyunca hiçbir medya desteğine sahip olmadan, yalnız raftan satışla bile istikrarlı bir artış sağlamıştır. Bugün PİEDİTAK koruyucu bakım kreminin yanında, koruyucu ayak bakım jeli, topuklardaki ölü deriyi giderici peeling jeli ve cildi sıkılaştırıp varis oluşumunu önleyen, şişkinlik ve yorgunluk hissini alan bacak bakım jeli de üretilip tüketiciye ulaştırılmaktadır.
Şu anda Fis-Kar ürünleri yaygın olarak Türkiye çapında eczane, parfümeri, yerel ve ulusal süpermarketleri kapsayan tüm perakende noktalarındaki raflarda yerlerini almaktadır. Bunun yanında 1999 yılından beri Suriye, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan, Rusya, Mısır, İspanya, İtalya ve Türk cumhuriyetlerine ihraç edilmektedir.
E-ticaret, mobil satış gibi yeni teknolojilerin perakende kuruluşlarına sağlayacağı yenilikler hakkında düşünceniz nedir ?
Son yaşanan ekonomik krizler ardından daralan pazar talebi sonucu düşen enflasyon, firmaların eski sistemde suni fiyat şişirme dönemini sona erdirmiş, artan rekabet ise raf fiyatlarının her geçen gün daha aşağıya inmesine sebep olmuştur. Üreticinin raf fiyatını geri çekmesi karından feragat etmesi anlamına geldiğinden, bu malın tüketiciye ulaşması yolunda görev üstlenen bazı yüklenicilerin aradan çekilmesini mecbur kılmıştır. Bir ürünün olduğu yerde mutlaka bir üretici, bir satış noktası ve bir tüketici olmalıdır. Önceki sistemde ürünü üreticiden satış noktalarına ulaştırılmasını sağlayan klasik çeşit toptancısı, artan maliyetler ve düşen karlar yüzünden arada sıkışıp ya şekil değiştirmekte, yani üretici veya lojistik hizmet firmasına dönüşmekte, ya da kapanmak zorunda kalmaktadır. Bu değişim üretici ile tüketicinin buluşma noktası olan perakendeyi daha da güçlendirecek, enflasyon döneminde gerçekleştirilen suni satışların artık gerçek satışa dönüşmesi bu sektörün üzerindeki yükü tamamen hafifletecektir. Şu anda perakende sektöründe yaşanan büyük şirket evlilikleri veya satın almalar, zaten yerli, yabancı, büyük oyuncuların bu alanda ileriye dönük çok olumlu gelişmeler olacağının da bir işareti olarak kabul edilmelidir.
Büyüyen bir sektörün içinde yer alan oyuncuların devamlılıklarını sağlamak ve daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla mevcut teknolojilerden faydalanmaması neredeyse imkansızdır. Aksi taktirde yaşanan rekabet ortamında sistem kötü oyuncuyu dışarı atar. Daralan talebe rağmen artan arz, ürün çeşidini artırmakta, dolayısıyla da sistemin kontrolünü zorlaştırmaktadır. Bu konuda insan gücünü en az kullanan oyuncular önde olacaklar, arayı da hızla açacaklardır. İnsanların artık hayatlarını sadece basit bir PC üzerinden sürdürdükleri bir zamanda, teknolojik gelişmeleri gözardı etmek mümkün olamaz.
Perakende sektöründe özellikle kozmetik alanında çalışmak isteyenler için önerileriniz nelerdir ?
Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri pazarı maalesef ülkemizde çok sığ bir yapıdadır. Nüfusları bizden kat kat az olan gelişmiş birçok batılı ülkede kişisel bakım ürünü tüketimi bizden oldukça fazla görülmektedir. Ancak, Türkiye'nin hem ekonomik hem de sosyoekonomik açıdan hızla gelişmekte olan bir ülke olduğu gözönüne alındığında bu dengenin yakın gelecekte olumlu yönde hızla değişeceği görülecektir. Dolayısıyla bu sekörde yatırım yapıp, geçiş döneminin sonunu beklemeye dayanabilecek güçteki oyuncular için verimli bir gelecek gözükmektedir.
Son olarak sorularımız dışında neler söylemek istersiniz ?
Her ne kadar Türkiye bir büyüme trendi içinde gözükse de bunun olumlu etkileri reel sektöre ulaşmış değildir. Bu şartlar altında olumlu gelişmelerin tüketiciye kadar ulaşması süreci çok kısa görünmemektedir. Üretim ve ticaretin dişlilerini döndürecek tek güç olan tüketimin sağlıklı bir artışla tekrar yerine oturmasına kadar geçecek sürede tüm üretici ve ticari kuruma iyi şanslar dilerim.
Bu hoş sohbet için BT İnsan'a çok teşekkür ederiz.
Sorularımızı yanıtladığınız için biz de size teşekkür ederiz.