Marka Klinik Kurucu Ortağı Mine Karşılı, marka hakkında görüşlerini ve kurumunun marka hakkındaki görüşlerini belirtti.
Her alanda, fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz binlerce ürün var. Kullandığımız ürünleri şöyle bir aklımızdan geçirecek olursak, aslında hiçbirinin kendi alanlarında tek olmadıklarını göreceğiz. Gündelik yaşantımızda gözümüzü açtığımız andan, akşam başımızı yastığa koyduğumuz ana kadar, binlerce mesaja maruz kalıyoruz.
Her ne kadar bunlardan çok küçük bir kısmını bilinçli olarak algılıyor olsak da, maruz kaldığımız tüm mesajları bilinçaltımızda depolamaya ister istemez devam ediyoruz. Bir yanda binlerce ürünün varlığı, öte yanda da bunların mesajları arasında kalmaktayız.... Böylesi karmaşık bir süreçte, satın alma kararlarımızı yaklaşık 5 saniye içerisinde verdiğimizi de unutmayalım. Bu 5 saniyelik zaman diliminde marka vaadini müşterisinin zihninde net ve etkin bir düzeye yükseltebilen markalar yükselen satış grafiğine sahip olabiliyorlar. Bu süreci şöyle gözümüzün önüne getirelim;
Bir markette, satın alma kararını vermek üzere olan müşteriye, raftaki tüm ürünler kartlarını uzatmaktalar. Kartta yazılmış olan mesajların diğer kartların içerikleri arasından sıyrılarak,
tüketiciyi can evinden etkileyecek nitelikte olması gerekiyor. Pazarlama Gurusu Jack Trout'un değişiyle ürününüz film senaryonuz olsaydı, yönetmeni ikna edebilmek için
filminizi, yönetmeninizin kartının arkasına sığacak netlik ve etkileyicilikte anlatabilmeniz gerekirdi... Bu durumun farkında olan ve bu durumu yönetebilen markalar, kendilerini
müşterinin duygusal ihtiyaçları ile ilişkilendirerek konumlandırıyorlar.
Artık ürünü satmak, onun fonksiyonel faydalarını satmaktan çok, müşterilere duygusal fayda sağlamaktan geçiyor.
Marka iletişiminin içine duyguların girmiş olması, markalaşma sürecine daha önceden var olmayan riskleri dahil etmiş durumda. Marka yüzyılının 5N1K sı: Kim için, hangi ürünle hangi duyguyu, hangi yol ile refere etmek doğrudur? "hangi yol ile" sorusu üzerinde biraz durmak istiyorum. Bu sorunun cevabının gittikçe artan oranda imgeler ile verildiğini söyleyebiliriz. İmge, yani hedeflenen mesajı simgeler kullanarak göstermek. Artık Marka iletişim ekibi, toplumun kullandığı simgeleri analiz etmek zorunda. Hangi simge/gösterge
neyin ifadesidir sorusu çok önemli. Düşünün ki, aidiyet veya kendine güven gibi modern toplumda yaşayan insanların artık büyük oranda ihtiyacını hissettikleri duygular ile markanızı ilişkilendirmek istiyorsunuz.
Bu duygular ile bağlantı kurmanın yolu, toplumun duyguları algıladıkları imgeleri kullanmaktan geçmek zorunda. Marka, özüne duygusal fayda katarken imgeler çok önemli çünkü duyguların, ağaç, araba gibi direk gösterenleri (nesneleri) yok.
Marka Klinik olarak marka iletişimi sürecinde öneminin henüz kavranamamış olduğunu düşündüğümüz imge yönetimine bu günden gerekli ağırlığı vererek, kendimizi ve modellerimizi bu doğrultuda geliştirmek için çalıştırıyoruz.