21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
16. Kalite Konferansı Başlıyor
11 Kasım 2007 Pazar 11:23

16. Kalite Konferansı Başlıyor

16. Kalite Konferansı'nda 3’ü özel, 25 paralel oturumda, 170’in üzerinde konuşmacı yer alacak.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Başkanı Çetin Nuhoğlu, 16. Kalite Kongresi’nin “Küresel Rekabet ve Dünya Vatandaşlığı” teması ile 12-14 Kasım 2007 tarihlerinde, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirileceğini söyledi.

Kalite Kongrelerinde değişen ekonomik, sosyal ve ekolojik koşullarının ele alındığına değinen Nuhoğlu şunları söyledi:

“Kongrede kuruluşlarımıza ve yöneticilerimize başarı stratejilerini bulmaları ve uygulamaları için esin kaynağı olacak oturumlar düzenlenmektedir. 2004 yılında ‘Geleceği Şekillendirmek’ teması ile bugün yaptıklarımızın geleceğimizi nasıl biçimlendirdiğini ele almıştık. 2005 yılında ise ‘Vizyondan Eyleme’ teması ile planlananların nasıl eyleme dönüştürüleceğini, geleceğimizi bugüne nasıl taşıyacağımızı ele aldık. 2006 yılında da vizyona hizmet eden eylemin önündeki en büyük engelin, ‘düşünce kalitesinin’ nasıl artırılacağını ele aldık. Kongrede, uygulamada sürekliliğin davranış değişikliği ile sağlanacağını, davranış değişikliğinin ise düşüncelerin değişmesi ile gerçekleşeceği ifade edildi. Bu yıl, bu üç temayı tanımlayıcı, “geleceği şekillendiren, vizyona odaklı eylem yapan, düşünce kalitesini artıran sorumlu liderlik” anlayışını ele alıyoruz. Bu anlayışı ‘Küresel Rekabet ve Dünya Vatandaşlığı’ olarak ifade ettik.”

Dünya Vatandaşlığı’nın tanımının, Türkiye’nin güçleri ile Dünya’ya ürün ve hizmet sunarak, Dünya’nın kaynağını Türkiye’de toplamak olarak ifade eden Nuhoğlu, “Dünya Vatandaşlığı’nın ne olduğunu ve neler yapmamız gerektiğinin tartışılmasını kongredeki konuşması ile Nobel Barış Ödülü sahibi ve Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Sayın Kofi Annan başlatacak. Sayın Annan, ‘ekonomik ve sosyal paylaşım dengesinin kurulması’, ‘çevre kültürü ve bilinci’ başlıklarında küresel bir değerlendirme yapacak. Günümüzde bir çok konu ve sorunun uluslarüstü bir platformda, Birleşmiş Milletlerin koordinasyonunda tartışılması gerekliliğini belirterek, bu konu ve sorunlara herkesin katılımı ile çözümler bulunabileceğini ifade edecek” diye konuştu.

Annan’ın Birleşmiş Milletlerin Binyıl Hedefleri, Küresel İlkeler Sözleşmesi gibi girişimleri ile sağlanan gelişmeleri de aktaracağını kaydeden KalDer Başkanı, Annan konuşmasını takip eden oturumlarda da Dünya Vatandaşlığı, ekonomi, insan kaynağının sosyal ve siyasal boyutlarda ele alınacağını söyledi.

“Dünya Vatandaşlığı yaklaşımı, Türkiye’nin konumunu bir fırsat olarak değerlendirmemizi sağlayacaktır” diyen Nuhoğlu, “Türkiye’de bölgesinde bir geçiş ülkesidir; bu özelliği ile bölgesel bir lojistik merkez olabilir. Bunun için gerekli altyapı çalışmaları yapılırken, yalnız ülkemizin değil aynı zamanda bölgenin ihtiyaçları düşünülmelidir. Dünya Vatandaşlığı bakış açısı, altyapının planlanmasında da sektörlerin Dünya’da ve bölgedeki potansiyelleri düşünülmesini gerektirmektedir” dedi.
“Dünya Vatandaşlığı bakış açısı kuruluşlarımızın ekonomik gelişim için sosyal gelişime de katkıda bulunmalarını gerektiriyor” diyen Çetin Nuhoğlu, “Yeni bir pazara girmenin ve kalıcı olmanın yolu, oradaki insanları anlamaktan ve onların sorunlarına çözümler üretmekten geçiyor. Ekonomik gelişme ile sosyal gelişme arasında sürüdürülebilirlik diye tanımlayacağımız bir dengenin kurulması gerekli. Dünya Vatandaşı kuruluşlar sürüdürülebilir alanına da yatırım yapmak durumundalar. Bu çerçevede Hollanda’nın en büyük lojistik kuruluşlarından TNT CEO’su Sayın Peter Bakker’ı özel oturum konuşmacısı olarak davet ettik” diye konuştu.

Bakker’ın TNT’nin küresel rekabette ayakta kalmak için kendisini nasıl geliştirdiğini anlatacağını kaydeden Nuhoğlu, “Kongre’nin açılışında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Sayın Kemal Derviş’in konuşması da Dünya Vatandaşlığı bakışı ile küresel konuları fark etmemize ve anlamamıza yardımcı olacaktır” dedi.


“Kuruluşlarımız, küresel ekonominin getirdiği büyük fırsatlar ve tehdit ortamındalar” diyen Nuhoğlu, “Dünya Vatandaşlığı bilinci ve sorumluluğunun fırsatları değerlendirmek için önemli bir aşama olduğu inancındayız. En büyük tehdidin ise, önümüzdeki fırsatları kaçırmak olduğunu düşünüyoruz. Kongre bu konulara dikkat çekmek amacı ile düzenlenmiştir. 3’ü özel 25 paralel oturum ve çalıştaylarla yaklaşık 50’ye yakın oturum gerçekleştirilecektir. 38 CEO, 15’i kamuda başkan ve genel müdür, ayrıca 31 akademisyen ve 3 rektör olmak üzere 170’in üzerinde konuşmacı, küresel rekabet ve dünya vatandaşlığı konularda KalDer olarak hedeflediğimiz gibi hem kamunun hem de iş dünyasının ufkunu açacak sunumlar yapacaklardır” diye konuştu.

Kalite Kongresi’nde 15. Ulusal Kalite Ödülleri’nin de sahiplerini bulacağını kaydeden KalDer Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Ulusal Kalite Ödülüne aday kuruluşlar, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) Mükemmellik Modeli ile uygulayarak Dünya Vatandaşlığını yaklaşımını uygun iş anlayışını benimsemişlerdir. Bu yılın Ulusal Kalite Ödülü finalistleri, Birmot Birleşik Motor Sanayi ve Tic. A.Ş, Bolu Çimento Sanayii A.Ş, Bursagaz, Çimtaş Boru İmalatları ve Tic. Ltd. Şti, Kütahya Porselen Sanayi A.Ş, Rexam Paketleme Sanayi ve Tic. A.Ş, Soyak Yapı İnşaat San. Tic. A.Ş’dir” dedi.

“Bir ödül sürecinin olmazsa olmaz dört şartı vardır; İyi tanımlanmış, şeffaf bir değerlendirme süreci olması. Uluslararası kabul görmüş ve bilimsel değerlendirme ölçütlerinin olması. Menfaat ilişkisi olmayan ve tarafsız bir organ tarafından yönetilmesi. Ve, değerlendirmenin tarafsız ve yetkin değerlendiriciler tarafından yürütülmesi” diyen Nuhoğlu şunları söyledi:

“Ulusal Kalite Ödüllerini 1993 yılından bu yana veriyoruz ve olmazsa olmaz bu dört koşulu titizlikle yerine getiriyoruz. Avrupa Kalite Ödülleri değerlendirme sürecine paralel bir değerlendirme sürecimiz var. Süreç, Kalite Ödülü Yürütme Kurulu (KÖYK) tarafından yönetilmektedir ve gönüllü olarak görev yapan, farklı sektör yöneticilerinden oluşan 300 kişilik deneyimli bir değerlendirici havuzumuz var. Değerlendirme ölçütü olarak ise, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı’nın (EFQM) Mükemmellik Modeli’ni kullanıyoruz.Ulusal Kalite Ödülü’nde başarılı olan Türk kuruluşları bu başarılarını Avrupa Kalite Ödülünde de tekrarladılar. Böylece bugüne kadar, 17’si Büyük, 26’sı Başarı Ödülü olmak üzere toplam 43 ödül verilmiştir. Brisa, 1996’da Avrupa Kalite Ödülü’nü kazanan ilk Türk Kuruluşu oldu. Bugüne kadar 5’i Büyük, 14’ü Başarı olmak üzere toplam 19 Avrupa Kalite Ödülü kazanıldı. Türkiye şu anda kuruluşları en çok Avrupa Kalite Ödülü’nü kazanan ikinci ülkedir.”

Ulusal Kalite Ödülü'nün, kurum ve markalara sadece toplam kalite uygulamalarında referans değil, ulusal, bölgesel ve global pazarlarda da rakiplerine oranla farklılaşma yaratacak temel noktaları öne çıkarmada en önemli yol gösterici olduğuna değinen Kalder Başkanı Çetin Nuhoğlu, Nuhoğlu, bu yıl ilk defa Mükemmellikte Süreklilik Ödülü’nün de verileceğini ifade etti. Nuhoğlu, mükemmellikte süreklilik ödülüne daha önce Ulusal Kalite Büyük Ödülü’nü almış kuruluşların başvurabildiğinin altını çizdi.

Kongre çalışmalarının 12 Kasım’da Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Gala Yemeği ile başlayacağına değinen Nuhoğlu, “Yaklaşık 30’a yakın çeşitli sektörlerden önde gelen özel kuruluş ve kamu kurumları bu gecede Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni fikir babası Kofi Annan’ın huzurunda imzalayacak” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ


A1Haber - Poldy İnsan Kaynakları