İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haberleri
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
A1Haber
Argonik.com İş ve Eleman Arayanlara
Google

Web
Site İçinde
Gıda İzlenebilirliği Bilgilendirme Toplantısı



İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği “Gıda İzlenebilirliği Bilgilendirme Toplantısı” ile gıda zincirinin tarladan sofraya dek izlenebilirliğini masaya yatırdı.

Haber Merkezi

 

10 Ekim 2005 - İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, AB Gıda Kanunu Yönetmeliği ile AB’de yasal bir nitelik kazanmış olan ve Türkiye’de de yapılan kanuni düzenleme ile üretilen tüm gıda maddeleri için zorunlu kılınan “Gıda İzlenebilirliği” bilgilendirme toplantısı ile üretici, ihracatçı ve gıda firmaları yetkililerini bir araya getirdi.

İstanbul İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkan Vekili Metin Altuğ’un başkanlığında düzenlenen toplantıda; gıda izlenebilirliği ve güvenliği ilişkisi, AB’deki örnek uygulamalar, Türkiye’de yapılanlar ve yapılması gerekenler, ilgili AB fonları, üretimde ve satın almada gıda izlenebilirliği gibi konular farklı yönlerden ele alındı.

“Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım süreci için son derece önem arz eden tarım sektörünün, Avrupa Birliği mevzuatına uyumu konusunda uzun yıllardır verdiğimiz çabamızla, önemli bir dönemece gelmiş bulunuyoruz” diyen Altuğ, Türkiye’nin tüm kurumları ve bireyleri ile çok önemli ve uzun bir toplumsal değişim sürecinin eşiğinde olduğunu belirtti.

Bilgilendirme toplantısına, Troyka A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Sümer, Türkiye Gıda Güvenliği Derneği Kalite Sistem Laboratuarları Genel Müdürü Samim Saner, Alara Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Taner, Metro A.Ş.’den Gamze Yılmaz konuk konuşmacı olarak katıldı.

Ahmet Sümer, “Gıda İzlenebilirliği Nedir?” başlıklı konuşmasında, konu ile ilgili AB’deki örnek uygulamalar ile Türkiye’de Yapılanlar ve Yapılması Gerekenler hakkında çarpıcı detayları paylaştı. Sümer’in konuşmasının ikinci önemli başlığı ise “Gıda İzlenebilirliği ile ilgili AB Fonları” idi. Samim Saner ise “Gıda İzlenebilirliği ve Gıda Güvenliği İlişkisi”ne değinen bir konuşma yaptı. Saner, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında ülkemizde hala tifo, dizanteri, malta humması ve dizanteri gibi gıda kaynaklı hastalıkların sık görüldüğünü, AB yolundaki Türkiye’nin gıda güvenliği ve gıda izlenebilirliği konusunda daha özenli olması gerekliliğini vurguladı. Yavuz Taner ve Gamze Yılmaz ise üretimde ve satın almada gıda izlenebilirliği konularına değindiler.

İstanbul İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkan Vekili Metin Altuğ, toplantıda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, Avrupa Birliği düzenlemeleri kapsamında da gıda izlenebilirliği konusunda ilerleme kaydetmesi gerektiğini belirtti. Tarladan sofraya kadar tüm gıda zincirinin izlenebilirliğinin bu açıdan da son derece önemli olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin sağlıklı ve güvenilir gıda üretmesi, her şeyden önce iç dolaşımda ülkeye büyük bir katma değer sağlayacaktır. Verimli toprakları, iklim koşullarının elverişliliği ile ülkemizde üretilen sayısız ve eşsiz lezzetteki, çok çeşitli tarım ürününün dünyaya tanıtılması ve açılması vesilesi ile Türkiye’nin yurt dışından ülke ekonomisine daha fazla döviz girdisi sağlanması aynı paralelde gelişecektir.”

Hammaddeden nihai ürünün üretimine kadar, bu gıda zincirinde yer alan tüm firmaların “Gıda İzlenebilirliği” kriterlerini sağlamasının çok önemli ve gerekli olduğunun altını bir kez daha çizen Altuğ, bu konudaki bilincin tüm üretici, ihracatçı ve tüketici arasında yaygınlaştırılması gerektiğini ve gıda zincirini oluşturan tüm halkaların bu konu hakkında üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

Bu sayede, AB müzakere sürecinin başında olan ve özellikle son dönemdeki iyileştirmeleri, önlemleri ve atakları ile büyük yol kat etmiş olan Türkiye’nin, kendi içindeki kaliteli ve örnek üretim projelerini, Avrupa’ya tanıtma hatta bu projelerle Avrupa Birliği ülkelerine örnek olma fırsatını yakalayacağının altını çizen Altuğ sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de üretilen gıdaların, serbestçe Avrupa’ya girişi konusundaki bazı sorun ve engeller ortadan kalkacaktır. İşte bunun için bu gıda zincirinin tüm halkaları, kopmamacasına birbirine kenetlenmeli ve bu yolda tüm çabalarını olabildiğince büyük gayretle ortaya koyabilmelidir.”

Gıda İzlenebilirliği Nedir ?

Gıda İzlenebilirliği, dünyada çoğu gelişmiş ülkenin; gıda konusunda hijyen koşullarının sağlanması, gıda yolu ile yayılan hastalıkların engellenmesi amacı ile gıda zincirinin tarladan sofraya dek izlenmesi ve denetlenmesi adına düzenlemeler oluşturduğu bir konudur. Gıda İzlenebilirliği, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren 1782002 sayılı yeni AB Gıda Kanunu Yönetmeliği ile AB’de yasal bir nitelik kazanmış olan ve Türkiye’de de; 27.05.2004 tarih ve 5179 sayılı “Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirerek Kabulü Hakkında Kanun” kapsamında tüm gıda maddeleri ile zorunlu kılınmıştır. Bu kanuna göre izlenebilirlik; “Üretim, işleme ve pazarlama ile ilgili sürecin her aşamasında, gıda maddesine karıştırılması tasarlanan veya muhtemelen ortaya çıkabilecek istenilmeyen herhangi bir maddenin izlenmesi” olarak tanımlanmaktadır.

 

[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies