Manpower, 19 ülkede 35.000’in üzerinde işverenle görüşerek, Ocak – Mart 2005 dönemi için bu 19 ülkedeki işverenlerin yeni istihdam yaratma potansiyellerini ölçtü.
Haber Merkezi
24 Ocak 2005 - Uluslararası insan kaynakları danışmanlık kuruluşu Manpower, 19 ülkede 35.000’in üzerinde işverenle görüşerek, Ocak – Mart 2005 dönemi için bu 19 ülkedeki işverenlerin yeni istihdam yaratma potansiyellerini ölçtü. Araştırmanın yapıldığı 19 ülkenin 17’sinde işverenler önümüzdeki üç aylık süre için pozitif bir işe alım aktivitesi beklediklerini söylediler, 12 ülke ise bir önceki yıl aynı döneme göre daha güçlü işe alım seviyeleri olacağını raporladılar. İleriki dönemler için beklenen en güçlü işe alım oranlarını bir kez daha Yeni Zelanda ve Hong Kong’daki işverenler bildirdiler. Almanya ve kıta Avrupa’sındaki işverenlerin ise önümüzdeki çeyrek yıl için daha yavaş bir işe alım hızı beklediklerini görüyoruz. Almanya ve İtalya’daki işverenler 2005’in ilk çeyrek yılı için olumsuz bir net istihdam görünümü bildirmekle beraber, Alman işveren güveni 2004’ün ilk çeyreğinden bu yana artış gösterirken, İtalya’daki işveren güveni aynı dönemde çok radikal olmamakla beraber azaldı.
Amerika, Kanada ve İngiltere’de ise mevsime göre ayarlanan sonuçlar gösteriyor ki, işveren iyimserliği devam ederken, bu üç ülkede de sağlam işe alım oranları yıldan yıla artış gösteriyor. Özellikle Kanadalı ve Amerikalı işverenler, dört yıl içinde en güçlü ilk çeyrek olasılıklarını bildirenler oldular.
Türkiye’de Avrupa Birliği Motivasyonuyla Hızlı Adımlar
2005’in ilk çeyreğiyle ilgili global istihdam sonuçları ülkeler arası farklı eğilimleri gözler önüne seriyor. Türkiye’ye ilişkin değerlendirme ise MANPOWER Türkiye Genel Müdürü Ebru Coş tarafından gerçekleştirildi. Türkiye, kriz sonrası ekonomik gelişme trendiyle birlikte aslında araştırma yapılan tüm ülkelerden daha olumlu sinyaller veriyor.
2000-2001 kriziyle birlikte küçülen bilişim sektörü, 2005 yılında öncelikli büyüme beklenen sektörlerin başını çekiyor. Bu sonuç da, AB üyelik sürecinin başlaması ve tüm ülkenin teknolojik altyapı anlamında hareketli bir döneme girmesinin etkisi büyük..dolayısıyla bilişim kadrolarının genişlemesi ve yeni iş kollarının ortaya çıkması kaçınılmaz bir sonuç olarak görülüyor. Özellikle sistem entegrasyonu çözümü sunan firmaların, bu sektörün istihdam hacmine büyük katkı sağlayacağı düşünülüyor. Ayrıca Türkiye bilişim sektörü alanında yeni bir üretim merkezi olmaya aday gösteriliyor. Türk yazılım ve donanım firmalarının son yıllardaki atağı bu görüşü destekliyor.
Bazı sektörler yasalarla ilgili olarak, kendi alanlarında bir bekleyiş içindeler...Bürokratik engellerin çokluğu ve yatırım teşvikleri konusundaki belirsizlik sektörel durgunlukları perçinliyor. Ancak yeni ekonomik anlayış ve yeni yönetim bunun farkında ve biz global firma olarak hükümetin bu alanlardaki vizyonunu kısa sürede geliştireceğini öngörüyoruz. Örneğin perakende sektörü, yasal düzenlemelerin sektör lehine gerçekleşeceği ile ilgili bir beklenti içinde...Sivil toplum örgütleri bu sürece yönelik çalışıyorlar. Kilit sektörlerden biri olarak 2005 yılında istihdam artışı gözlemleneceğine inanıyoruz.
17 Aralık kararının, yatırımları olumlu etkileyeceği de Öngörülüyor.Yabancı sermayenin girmesiyle birlikte ciddi bir istihdam artışı bekleniyor.Üretim ve sanayii alanında 2005 ve devam eden yıllar Türkiye için çok olumlu geçecek.
Şaşırtıcı bir biçimde istihdam hacmi yaratan bir başka alan, hizmet sektörü...Hizmetin her kolunda belirgin artış var.Kriz dönemlerinde bile hizmet sektörü farklı konular yaratarak gelişimini sürdürdü.Şimdi bu gelişmenin olumlu bir istihdam portresi yaratacağına inanıyoruz.
Uluslararası Karşılaştırmalar - AMERİKA KITASI
Amerika, Kanada ve Meksika’da Ocak-Mart 2005 ayları arasında gerçekleşecek istihdam oranlarını ölçmek için 21.000in üzerinde görüşme yapıldı. Genel bölgesel durum oldukça pozitif, çünkü bölgedeki her üç ülkedeki işverenler de yıldan yıla gelişme öngörüyorlar.
2005 ilk çeyrek yılı için ABD’li işverenler bölgedeki en güçlü net istihdam beklentisini bildirirken, Kanada’lı işverenler de son dört yıl içindeki en güçlü ilk çeyrek olasılıklarını bildirdiler. Meksikalı işverenler ise, ilk çeyrekte, 2004ün son çeyreğinde gerçekleştirdikleri işe alım oranını azaltmış olmayı umuyorlar. Gene de işe alım oranları, geçen sene bu zamanlarda bildirilen seviyelerle karşılaştırılabilir durumda.
Uluslararası Karşılaştırmalar - ASYA PASİFİK
Asya Pasifik bölgesinde Ocak-Mart 2005 ayları arasında gerçekleşecek istihdam oranlarını ölçmek için 6.000in üzerinde görüşme yapıldı. Yeni Zelanda’lı işverenler beklentisi en yüksek olanlar ancak Asya Pasifik bölgesindeki tüm ülkeler işe alım seviyelerindeki pozitif durumun 2005’in ilk çeyreğinde devam edeceğini bekliyorlar. Hong Kong’lu işadamları için, yeni yılın ilk üç ayı, son 7 çeyrek yıllık dönem içerisinde, en yüksek işe alım niyetine sahip oldukları dönem.
Özellikle Hong Kong’un net istihdam beklentisi, araştırma başladığından beri her çeyrekte artış gösteriyor. Singapur’lu işverenler 2004’ün son çeyreğine göre 2005’in ilk çeyreğinde işe alım oranlarının daha düşük olacağını bildirdiler.Japonya’da net istihdam görünümü yıldan yıla dikkat çekici şekilde artarken, Japon işverenler 2005 ilk çeyrek yıl için geçen sene aynı döneme göre dikkat çekici şekilde daha güçlü bir istihdam oranı beklediklerini raporladılar. Japonya’da kaliteli işçi talebindeki artış sebebiyle çok uzak olmayan bir gelecekte işçi arzı Japonya için zorlayıcı bir sorun olmaya başlayabilir. Avusturalya ve Singapurdaki işverenler işe alımlarda yıldan yıla kayda değer değişimler yaşanmadığını bildirdiler.
Uluslararası Karşılaştırmalar - AVRUPA
Ocak-Mart 2005 ayları arasında gerçekleşecek istihdam oranlarını ölçmek için 11 Avrupa ülkesinde 10.000in üzerinde görüşme yapıldı. Avrupa’da, Almanya ve İtalya’nın bir sonraki çeyrek için işe alım niyetlerindeki olumsuzluklar dışında, genel olarak bölgenin net istihdam görünümü olumlu gözüküyor. Buna rağmen 11 ülkeden 6sı genel durumda yıldan yıla düşüş bekliyorlar. İrlanda ve İngiltere’deki işverenler Avrupa’daki en canlı işe alım niyetine sahip ülkeler olmaya devam ettiler. Norveç’li işverenler şu ana kadar beklenti beyan ettikleri dönemlere göre, 2005 yılı ilk çeyreği için en yüksek beklenti seviyesine sahipler. Alman işverenler ise, ilk çeyrek için olumsuz tahminler yürütseler de, 2004’ün ilk çeyreğindeki yaklaşımlarına göre daha az kötümser görünüyorlar. Maalesef, Almanya’daki işverenlerin belirli bir yüzdesi 2005’in ilk çeyreğinde, 2004’ün son çeyreğine oranla işten çıkartmalarda % 6 artış bekliyorlar. Yüksek benzin fiyatları, 5 yıllık yüksek işsizlik oranı ve yüksek Euro değeri Alman şirketlerin işe alım kararlarını olumsuz etkiliyor. Dikkat çekici şekilde Fransız işverenler de, ilk üç ay için, ülkede araştırma başladığından bu yana en düşük işe alım oranının beklentisi içindeler.