16 Ocak 2004’te İstanbul’da faaliyete geçen Avrupa Birliği Bilgi Merkezi (ABBM) birinci yaşını doldurdu. “AB İletişim Stratejisi” Projesi ve Bilgi Merkezi bünyesinde sürdürülen çalışmaların bir yıllık sonuçları bir basın toplantısı ile açıklandı.
Haber Merkezi
19 Ocak 2005 - Avrupa Birliği Bilgi Merkezi (ABBM) birinci yılını kutluyor. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'nun 'AB İletişim Stratejisi' projesi kapsamında bir yıl önce kurulan ve resmi açılışı, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Delegasyon Başkanı Hansjörg Kretschmer’in de katılımıyla, Avrupa Komisyonu eski Başkanı Romano Prodi tarafından gerçekleştirilen projenin ve Merkez’in 1 yıllık çalışmaları 18 Ocak 2005 Salı günü düzenlenen bir basın toplantısında değerlendirildi. Toplantıya Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'nun 'AB İletişim Stratejisi' Proje Yöneticisi Selda Paydak, Tribeca İletişim Danışmanlık Genel Müdürü Cem İlhan ve Avrupa Birliği Bilgi Merkezi Direktörü Seda Domaniç katıldı.
Açılış konuşmasının ardından, 'AB İletişim Stratejisi' projesi, bileşenleri ve Türkiye’de projenin nasıl uygulandığı hakkında bilgi verildi. İkinci olarak, Merkez’e yöneltilen sorular ve yapılan etkinliklerle ilgili istatistiki veriler değerlendirildi. Merkez’e AB ile ilgili çok çeşitli konularda soruların geldiği; vatandaşların günlük yaşantıları ile ilgili kaygılarını dile getirdiği; hattâ AB ile doğrudan ilgisi olmayan ama Avrupa bağlantılı soruların da sorulduğu vurgulandı.
Toplantıda ayrıca, müzakere kararının alınmasından sonra ABBM’ye yönelik sorularda niteliksel bir değişim yaşandığı ve yöneltilen soruların çok daha somut özellikler gösterdiği belirtildi. 17 Aralık sonrası Bilgi Merkezi’ne yöneltilen sorulardaki artış, orta ve uzun vadede iletişim çalışmalarının hem AB hem de Türkiye tarafında güçlendirilerek sürdürülmesi gerektiğini gösterdiğine dikkat çekildi.
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, katılım sürecinde giderek artan bilgi talebini karşılamak amacıyla son iki yıl içinde Türkiye çapındaki bilgilendirme faaliyetlerine olan desteğini güçlendirdi. Katılım müzakerelerine başlanması kararının alınmasının ardından, AB-Türkiye ilişkilerinin girdiği yeni dönemin ihtiyaçlarına cevap vermek için iletişim çalışmaları güçlendirilmeye devam edecek.
ABBM’ye yöneltilen soruların sayısında 17 Aralık’tan sonra çok fazla artış oldu. ABBM’de görev alan uzmanlara bir yılda 9 bin 46 soru iletildiği açıklandı. Telefon, faks, e-posta ve şahsi ziyaretler yoluyla günde ortalama 40 başvuru gelen Merkez’e en yüksek başvuru yolunun doğrudan ziyaretler olduğu belirtildi. Toplam başvuruların yüzde 62’sini doğrudan Merkez’i ziyaret edenlerin oluşturduğu; telefonla yapılan başvuruların yüzde 20, elektronik posta ile gelen soruların ise yüzde 18 olduğu dile getirildi. Türkiye-AB ilişkilerinin yoğun bir döneme girdiği Ekim ayı öncesiyle bugün yapılan başvurular karşılaştırıldığında yüzde 65’lik bir artış gözlemlendiği ifade edildi.
Soru yelpazesi hayli geniş Merkez’deki uzmanlara, AB kurumları, tarihi, politikaları ile ilgili genel sorulardan, Türkiye’nin üyeliği ile ilgili veya AB üyeliğinin çeşitli meslekler ile sektörlere olası faydalarına ve dezavantajlarına uzanan birçok soru yöneltiliyor. Ancak, ABBM’ye sorulan sorular özellikle AB politikaları, Türkiye’nin adaylık süreci, AB fonları ve mali yardımlar, Avrupa’da eğitim ve AB’ye adaylık sürecinde müktesebat uyumu çerçevesinde üstlenilecek mevzuatın gündelik yaşama etkileri alanlarında yoğunlaşıyor.
Sorularına yanıt arayanların meslekleri ve yaş grupları Bilgi Merkezi'ne yapılan başvurular mesleki bir sınıflandırmaya tabi tutulduğunda ise, ABBM'nin hizmetlerinden daha çok öğrenciler (yüzde 34.1) ve profesyoneller (yüzde 27.4) başta olmak üzere, gazetecilerin (yüzde 7.5), sivil toplum kuruluşları (yüzde 8.3) ile öğretmen ve akademisyenlerin (yüzde 6.7), serbest meslek sahiplerinin (yüzde 5.5) ve yerel ve kamu yönetimlerinin (yüzde 5.4) yararlandığı görülüyor. Merkez’e başvuranlar arasında işsizler, emekliler ve diplomatlar da (yüzde 4.9) yer alıyor.
ABBM'ye başvurarak sorularına yanıt arayanlar yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, büyük çoğunluğun gençler ile orta yaşlılarda olduğu görülüyor. 19-30 yaş arası yüzde 52.3 ile Merkez’den en fazla yararlanan grubu oluştururken, 31-60 yaş arası Merkez’den yüzde 43.3 oranında faydalanıyor.