Ekonomik maliyeti yüksek olan Osteoporotik kırık tedavisi yeni geliştirilen OST testi ile kolaylaşıyor.
Haber Merkezi
22 Aralık 2003 - Yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre, basit bir test olan OST hekimlerin osteoporoz riskini birkaç dakikada belirlemesine yardımcı olabilir. 17 kasım 2003'de Nice'de (Fransa) Avrupa Osteoporoz ve Osteoartritin Klinik ve Ekonomik Boyutları Kongresi'nde (ECCEO) sunulan yeni bir çalışmada iki faktörlü bir risk hesaplama yöntemi olan OST'un (Kendi kendine Osteoporoz testi) osteoporoz incelemesi için uygun adayların belirlenmesinde hızlı ve maliyet avantajı sağlayan bir yöntem olduğu saptanmıştır. ECCEO'da sunulan başka çalışmalar da OST'un performansının daha önceden geçerliliği kanıtlanan testler ile aynı olduğunu ve onlara göre daha kolay uygulandığını gösterdi.
Çalışmanın araştırmacılarından biri olan Profesör Dr. Piet Geusens, OST hakkında şunları söylemiştir: "OST hekimlerin osteoporoz açısından risk taşıyan ve kemik yoğunluğu testinden geçmesi gereken kişileri belirlemelerinin en kolay yoludur. Bu test hekimlerin kaynakları doğru hedeflere aktarmaları açısından çok büyük yarar sağlayacak ve bu yıkıcı hastalık için en yüksek risk taşıyan kadınlarda tanıyı kolaylaştıracaktır."
OST, riski vücut ağırlığı ve yaşa göre belirler. Bir kadının vücut ağırlığı ve yaşı basit bir grafiğe işaretlenir ve bu grafik onu osteoporoz açısından düşük, orta veya yüksek risk kategorilerine yerleştirir. Örneğin; vücut ağırlığı 63 kg olan, 66 yaşındaki postmenopozal bir kadın orta derecede risk taşır ve kemik mineral yoğunluğu (BMD) ölçümü önerilir. OST klinik uygulamada doğru sonuçlar verir. Göteborg'da (İsveç) yaşayan 55 yaş ve üzeri 4,716 kadın ile gerçekleştirilen geriye dönük çalışmada BMD ölçümleri yapıldı ve osteoporoz riskini belirlemek için OST kullanıldı. Sonuçlar, OST'daki orta-yüksek risk kategorilerinin İsveç'deki osteoporozlu kadınların %91'ini belirleyebildiğini gösterdi.
Yeni yapılan bir analize göre alendronat, omurga dışı kırıklara karşı en iyi korumayı sağlamıştır. Bu çalışmada güncel altı tedaviyi karşılaştırmak için dolaylı bir yöntem kullanıldı ve 17 kasım 2003'de Nice'de (Fransa) gerçekleştirilen Avrupa Osteoporoz ve Osteoartritin Klinik ve Ekonomik Boyutları Kongresi'nde (ECCEO) ilk kez sunuldu.
İngiltere Nottigham'daki Şehir Hastanesi'nde Mineral Metabolizması Bölümü Direktörü olarak görev yapan ve çalışmanın araştırmacılarından biri olan Profesör Dr. David Hosking, çalışma sonuçları hakkında şunları söyledi: "Biz incelenen ilaçlar arasında kırıklara karşı etkinlik bakımından önemli farklar saptadık ve yapılan diğer birebir karşılaştırma çalışmalarının sonuçlarına ek olarak bu yeni çalışma, hekimlerin günlük uygulamalarında osteoporozlu hastaları için en uygun tedaviyi seçmelerine yardımcı olabilecek önemli ve klinik açıdan yararlı bilgiler sağlamaktadır. Bu araştırma alendronat'ın diğer tedavilerden anlamlı olarak daha etkin olduğunu gösterdi."
Alendronat, omurga dışı kırık riskini risedronat, kalsitonin, östrojen, etidronat ve raloksifene göre sırasıyla %30, %36, %41, %48 ve %44 daha fazla azalttı.
Alendronat'ı raloksifen ve risedronat ile karşılaştıran, birebir çalışmalar alendronat'ın kemik mineral yoğunluğunu (BMD) artırmada daha etkin olduğunu gösterdi.
16 ülkedeki 50 merkezde Osteoporozlu 487 kadının incelendiği, EFFECT adı verilen ve alendronat ile raloksifen tedavilerini karşılaştıran çalışmada, alendronatın, 12 ayda kemik mineral yoğunluğunda raloksifene göre 2-3 kat daha fazla artış sağladığı gösterildi.
Fransa, Almanya, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İspanya ve Japonya'da osteoporozlu kadınların yarısından azına tanı koyulmaktadır.
Her 3 kadından biri ve 8 erkekten biri yaşamları boyunca en az bir osteoporotik kırık yaşar.
Avrupa Birliği'nde tüm osteoporotik kırıkların toplam yıllık maliyeti 25 milyar € olarak hesaplanmıştır.
Osteoporotik kırıkları sayısı ve maliyeti etkin önleme stratejileri geliştirilmediği takdirde önümüzdeki 50 yıl içerisinde en az iki kat artacaktır.
Tüm dünyada 1990 yılında 1.7 milyondan fazla olan kalça kırığı sayısı 2050 yılında 6.3 milyona ulaşacaktır. En dramatik artışların önümüzdeki onyıllarda Asya kıtasında görülmesi beklenmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre osteoporoz önde gelen bir sağlık problemi olarak kardiyovasküler hastalıktan sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Osteoporoza bağlı işlev kaybı nedeniyle yatak istirahati ile geçirilen hareketsiz gün sayısı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, inme, miyokard infarktüsü veya meme kanserine göre daha fazladır.
Alendronat Hakkında
Alendronat, menopoz sonrası osteoporoz tedavisi ve kırık (kalça ve omurgadaki kırıklar dahil) riskinin azaltılması için etkilidir. Kalça kırıkları osteoporoza bağlı işlev kaybının önde gelen nedenidir ve erken ölüme yol açabilir. Tüm dünyada osteoporoz için en yaygın biçimde kullanılan tedavi olan alendronat'ın kalça kırığı riskini azalttığını tutarlı biçimde kanıtlanmıştır. Oral bir bifosfonat olan alendronat'ın kanıtlanmış etkinlik ve tolerabilitesi postmenopozal kadınlarda 10 yıl içinde gerçekleştirilen osteoporoz tedavisi ile doğrulanmıştır. Alendronat tüm iskelet bölgelerinde kırık riskini azaltmada tutarlı etkinlik göstermiştir.
İlk kez 1995'de MSD tarafından pazara sunulan alendronat, kemik kemik kaybını baskılayarak etki gösterir. Alendronat'ın haftada bir kez kullanılan formu da bulunmaktadır.
Merck Hakkında
Birçok ülkede Merck Sharp & Dohme (MSD) olarak faaliyet gösteren Merck & Co. Inc., insan ve hayvan sağlığını iyileştirmek amacıyla, doğrudan ve ortaklıkları aracılığıyla geniş bir yelpazedeki yenilikçi ürünleri keşfeden, geliştiren, üreten ve pazarlayan, araştırmaya dayalı, önde gelen ilaç firmasıdır.