İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haberleri
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
A1Haber
Argonik.com İş ve Eleman Arayanlara
Google

Web
Site İçinde
BMW Geleceği Biçimlendiriyor



BMW Group, bir yandan müşterilerine en yüksek düzeyde yarar sağlamayı sürdürürken, diğer yandan da otomobillerinin verimini ve ekolojik dengesini daha da geliştirmeye yönelik yeni teknolojiler, malzemeler ve süreçler üzerinde çalışıyor.

Haber Merkezi

 

14 Ağustos 2003 - BMW Group, bir yandan müşterilerine en yüksek düzeyde yarar sağlamayı sürdürürken , diğer yandan da otomobillerinin verimini ve ekolojik dengesini daha da geliştirmeye yönelik yeni teknolojiler, malzemeler ve süreçler üzerinde çalışıyor. Gelişime odaklı çalışmalarında bu temel hedefi izleyen BMW Group, bu süreç içinde önemli geliştirme, üretim ve süreç bilgileri ediniyor. Bu bağlamda, BMW Group' un en yeni ve en gelişmiş teknolojileri kullanmasına olanak sağlayan stratejik ortaklıklar büyük önem taşıyor.


Gelecek, hafif malzeme teknolojisinde

Yapım, tasarım ve ekonomi açısından verimli, aynı zamanda ekolojik açıdan da uygun olan hafif teknolojileri üretmeye yönelik tek bir çözüm yoktur. Bunun bilincinde olan BMW Group uzmanları, her araç projesinde doğru konseptleri ve malzeme kombinasyonlarını incelemek ve geliştirmek konusunda yoğunlaşıyor. Bu süreçte BMW Group uzmanları tasarım, yapım ve işlev alanlarındaki verimliliğin yanı sıra, özellikle ağırlık ve enerji tasarrufu üzerinde de duruyorlar. Bir otomobilin sürüş dinamizmi ve çevikliği doğrudan malzeme seçimiyle ilgili olduğu için, BMW'nin bu titiz çalışması müşterilerine direkt yarar ve avantajlar sağlıyor. BMW, ayrıca sabit ekolojik dengeyi korumak adına, malzemeler üzerinde odaklanarak yeni malzeme konseptleri geliştiriyor.


BMW Group hafif magnezyumun kullanımını tanımlıyor

Alüminyumdan % 33, çelikten de % 77 daha hafif olan magnezyum, otomotiv sanayiine önemli bir potansiyel sunuyor. Bu doğrultuda BMW Group uzmanları bu malzemeyi daha da yüksek standartlara ulaştırarak alüminyum kullanımının sınırlarını yeniden tanımlıyor. Magnezyum ve alüminyum karışımından ilk karma karteri üreterek ağırlıkta 10 kg tasarruf sağlayan BMW Group, malzeme ve motor teknolojisinde yeni bir çığır açtı. Seri üretime geçme aşamasına çok yaklaşan bu gelişme, en geç önümüzdeki iki yıl içinde düzenli üretimin bir parçası olacak.


Karbonfiber destekli plastiğin (CFP) kullanıldığı akıllı ve hafif teknoloji

BMW Group, karbonfiber ile güçlendirilmiş plastikten (CFP) imal edilen gövde yapıları ve parçalarının seri üretimi için geliştirme ve işlem teknolojileri üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Devrim niteliğindeki bu yepyeni ve hafif bileşimin seri üretimde kullanımının en çarpıcı örneklerinden biri, BMW M3 CSL'in CFP tavanı. CFP tavan metal tavana göre 6 kilogram daha hafif ve üretim süresi de beş kat daha hızlı. BMW'nin Landshut Fabrikası'nda üretilen CFP tavanlar darbelere ve paslanmaya karşı direnciyle sürücülere önemli avantajlar sağlıyor.


Gerçek ve sanal dünya arasında:
Artırılmış Gerçeklik yeni ufuklar açıyor

Artırılmış Gerçeklik üzerine yoğunlaşan BMW, bu sistemin kullanıcılarına gerçek bir zemin üzerinde sanal, üç boyutlu ve hareketli resimler gösterebilen özel veri gözlükleri üzerinde çalışıyor. Bu sistem özellikle servis alanında bir devrim niteliğinde: veri gözlüklerini takan servis görevlisi, gözlüğün camlarında tamir kılavuzundaki sanal bilgileri görebilecek. Başka bir deyişle karmaşık işlemler için gereken bütün bilgileri anında alabilirken, bilgileri gözleri aracılığıyla takip edeceğinden iki elini de maksimum verimle kullanabilecek.


ACC Duruş - Kalkış Aktif Cruise Control

Radarlı mesafe algılayıcı sistemi sayesinde sürücünün öndeki araçla arasındaki mesafeyi koruyup uygun bir hızla ilerlemesi sağlayan Aktif Cruise Control (ACC), BMW 5 ve 7 serilerinde zaten kullanılıyordu. Artık BMW test otomobillerinde, ACC hız kontrolünün duruş da dahil tüm aşamalarını içeren ACC Duruş-Kalkış fonksiyonu da bulunuyor.

ACC özelliği taşıyan otomobillerdeki radarlı alıcılar, otomobilin önündeki uzak ya da yakın mesafede bulunan tüm alanı taramaktadır. Bu alıcılar, otomobilin önündeki diğer araçların uzaklığını, konumunu ve hızını belirler. Daha sonra ACC Duruş-Kalkış sistemi bu bilgileri alarak, sürüş sistemine müdahale eder ve öndeki araçla uygun mesafeyi korumak için gerektiğinde frenleri devreye sokar, hatta otomobili tamamen durdurabilir. Ancak BMW' nin felsefesi doğrultusunda, kontrol her zaman sürücünün elindedir ve sürücü gerekli gördüğü anda duruma müdahale edebilir. Ayrıca frenlere otomatik müdahale sınırlıdır ve ACC Duruş-Kalkış sistemi, sürücünün gerekli olduğu anda devreye girmesini talep eder.


Otomobilden otomobile iletişim: altyapı gerektirmeyen doğrudan diyalog

Otomobiller, bu amaç için geliştirilen iletişim ağlarını kullanarak birbirleriyle doğrudan "konuşabilir", çevrelerinden veri toplayabilir, aldıkları bilgileri işlemden geçirebilir, ve bu bilgileri diğer otomobillerle paylaşabilirler. Ve tüm bunları kendi başlarına ve sabit bir altyapı gerektirmeden yapabilirler. Trafik bilgileri ve gözlenen tehlikeli durumlar da bu sistemin kapsamı dahilindedir. Sistemin en büyük avantajı, ara yollardaki trafik akışının da optimum düzeye ulaşması ve tehlike uyarılarının sürücüye hızla ve güvenilir biçimde iletilmesidir.

Otomobilden otomobile iletişim, kablosuz LAN teknolojisine dayanıyor. Bu teknoloji, sistem dahilinde yaratılan iletişim ağları için temel hazırlar. Sistemde otomobiller yalnızca alıcı-verici olarak değil, bilgi iletiminde aracı olarak da kullanılır.

Bu tür geçici iletişim ağlarının kullanım alanlarından biri, anında tehlike uyarılarıdır. Bu tip uyarılar ancak ilgili kişilere zamanında ulaştırılabilirse anlam kazanır; kablosuz LAN (WLAN) teknolojisini kullanan esnek ve hızlı ağlar da bu imkanı tanır. Örneğin bir araç, yağ birikintisi nedeniyle virajda kontrolden çıkarsa, aynı viraja yaklaşan bütün araçlara uyarı sinyali gönderecektir. Aynı şekilde, sise giren bir araç da arkadaki araçlara sis uyarısı gönderilebilir.


Verimli dinamikler: gözle görünür çelişkilerin üstesinden gelmek

BMW Group mühendisleri, çözülemez gibi görünen çelişkilerin üstesinden gelmenin yolunu buldu ve böylece belirli durumlarda enerjinin verimsiz kullanılması sorunu tarihe karıştı.

Bu gelişim sürecindeki amaç, dinamiklerin verimliliğini en üst seviyede sağlamaktı. Bu amaç, motor ile şanzıman arasına bir elektrik motorunun yerleştirildiği ilk BMW X5 araştırma aracında gerçeğe dönüştü. İvmelenme sırasında geleneksel aktarma sistemini hızlandıran bu elektrikli motor, başlangıç torkunu 1000 Nm'ye kadar çıkarabiliyor. Böylece elektrik motoru ve içten yanmalı motor bir arada çalışarak mükemmel bir akıcılık, hızlı tepkiler, ve özellikle düşük motor devirlerinde ilave güç ve performans sağlıyor. Bu süreçte kullanılan elektrik enerjisi, otomobilin over drive'da ilerlediği ya da sürücünün frene bastığı sırada kondansatörlerde biriktirilen kinetik enerjiden elde ediliyor. Bu yeni teknik, fren enerjisini depolayarak ve verimsiz sürüş koşullarında içten yanmalı motorun yükünü destekleyerek ve/veya azaltarak yüzde 15'e kadar yakıt tasarrufu sağlıyor.


Baş hizasında minyatür gösterge

Silikon Vadisi - Palo Alto'daki BMW'nin Teknoloji Bürosu'nda geliştirilen yeni teknoloji, yatçılık iletişiminde devrim yaratıyor: ORACLE BMW Yarış Ekibi'nin üyelerinin güneş gözlüklerinde bulunan minyatür gösterge, bilgileri doğrudan göz hizasına taşıyor. Bu sistemin en büyük avantajı, kullanıcının önemli bilgileri ihtiyacı olduğu anda alabilmesi ve böylece gerekli hareketleri yapmak için zaman kazanırken geliştirilmiş güvenlikten yararlanması. Ralf Schumacher'in prototip Formula 1 kaskında da benzer bir teknoloji kullanıldı. Bu teknolojinin günlük hayatta kullanılmaması için en azından teknik anlamda hiçbir neden yok.

Motorsporlarındaki teknolojinin seri üretime geçirilerek daha fazla sinerji yaratılması.

Motorsporları hızlı işleme ve tam verimlilik açısından mihenk taşıdır. Bu durumu yarış pistlerinden uzakta, bir sürücünün dünyadaki en iyi sürücülerle rekabet edebilmesini sağlamak için en küçük teknik potansiyellere bile odaklanan mühendis ve diğer uzmanlar yaratmaktadır. Bu süreçte edinilen bilgiler daha sonra seri üretim mühendisleri tarafından kullanılır ve sonuçta müşterinin avantajına olan sistemler yaratılır. Süreci tam tersine çevirdiğimizde de, motorsporlarıyla uğraşan profesyoneller, seri üretimde elde edilen geniş bilgi ve deneyimden yararlanır.


BMW motorsporları: seri üretim için yarışları kazanmak

BMW'nin seri üretim ve motorsporları mühendisleri, BMW motorsporlarının 2003 yılındaki tüm etkinliklerinde (Formula 1, Avrupa Touring Otomobil Şampiyonası, Nürburgring 24 Saat, yeni yeteneklerin kazandırıldığı Formula BMW'de) başarılı olması için tek bir ekip olarak işbirliği yapıyor. BMW motorsporları birimi, araştırma-geliştirme, yapım, prototip yaratma, elektronik, imalat ve diğer alanlarda yüksek teknolojili bir laboratuvar gibi çalışıyor. Yarış pistlerinin performansa yönelik baskıları Münih'teki gelişmeleri hızlandırıyor ve optimum düzeye taşıyor; ayrıca BMW'nin seri üretim mühendislerinin bilgileri de güçlü ve istikrarlı bir temel oluşturuyor. Formula 1'den günlük hayata transfer edilen teknolojilerin arasında, DRIVELOGIC sistemli SMG şanzıman ve BMW M3'lerde kullanılan ve patinajı kontrol altında tutarak optimum hızlanma sağlayan otomatik İvmelenme Asistanı sayılabilir.


BMW Group: büyük bir yenilik geleneği

BMW Group, yeniliği yollarda ve iş dünyasında başarılı olmanın garantisi olarak benimsemiştir. BMW birçok alanda, özellikle de motor teknolojisi ve elektroniği açısından yeni teknolojilerin yaratıcısı olmaya devam etmektedir. Bu yaklaşımı sayesinde elde ettiği başarılar gerçekten çarpıcıdır; yakıt tüketim göstergeli ilk elektronik hız göstergesi; dünyanın ilk elektrohidrolik anti blokaj fren sitemi (ABS), xenon farlar, 7 Serisi'nde sunulan ITS kafa hava yastığı çığır açan yenilikler arasında sayılabilir. Motor teknolojisindeki yeniliklerin en önemli örneklerinden biri de, BMW Group'nun tam değişken özellikli VALVETRONIC valf kontrolüdür.

BMW Group, bu deneyimlerinden yararlanarak, geleceği biçimlendirmeye devam edecektir. Henüz 1994 yılındayken seri üretimine geçtiği çift-modlu doğal gazlı otomobillerle çevreye dost ürünler sunan BMW, Expo 2000 Dünya Fuarı'nda, hidrojenli motorlar içeren 15 BMW 750hL araştırma otomobilleri filosunu tanıtmıştır. BMW, hidrojen ile çalışan otomobillerin seri üretimine geçme konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Bu Kategorideki Son 5 Haber
 Sağlık Yöneticileri Günü İstanbul'da Kutlandı
 Sun Microsystems'den İngiltere'de Hasta Veritabanı Projesi
 vdf, Markalarını Arttırdı
 Anadolu Sağlık Köyü'nde Siemens Çözümleri Kullanılacak
 Arkas Ulaştırma'ya Çevre Dostu Kredisi
Sektörel Kategorisindeki Tüm Haberler »»


[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies