Yönetim dünyasında, özellikle son 50 yıldır sürekli tartışılan kavramlardan biri de liderlik kavramı, daha açık ifadesiyle de "lideri lider yapan nedir, liderlik geliştirilebilir mi? " sorularının cevabı.
Bu konudaki tartışmalar ve farklı ekoller, yıllar içinde farklı liderlik yaklaşımlarına dikkat çekmiştir ; durumsal liderlik, otokratik liderlik, demokratik liderlik, v.b. Son yıllarda ise, gündemde olan bir kavram liderlik yaklaşımlarına damgasını vurmaya başladı : Duygusal Zeka. Giderek artan şekilde liderliğin aslında duygularla bağlantılı olduğu inanışı hakim olmakta. Liderin aslında temel görevi, liderlik ettiği kişilerde olumlu duygular yaratması olarak kabul edilebilir. Bu olumlu duygular bazen coşku, bazen ekip çalışması, etkin iletişim, esneklik, başarıya odaklanma, güçlü yanları ortaya çıkarma isteği, anlaşmazlıları çözümleyebilme gibi yetkinliklerle de ortaya çıkabilmekte.
Daniel Goleman'ın, Richard Boyatzis ve Annie McKee ile birlikte yazmış olduğu "Yeni Liderler" kitabında da aynı yaklaşım takip edilerek başarılı liderleri başarısız liderlerden ayırt eden özellikler - eşik yetkinlikler - incelenmiş. Söz konusu yetkinlikler ise liderde mevcut olan duygusal zekanın hayata geçtiği duygusal yetkinlikler olarak karşımıza çıkıyor.
Kısaca özetlemek gerekirse, dört ana grupta bir araya getirilebilen liderlik yetkinlikleri ve alt yetkinlikleri aşağıdaki gibidir :
Özbilinç ( duygusal özbilinç, isabetli özdeğerlendirme, özgüven),
Özyönetim (özdenetim, saydamlık, uyumluluk, başarma dürtüsü, inisiyatif, iyimserlik ),
Sosyal Bilinç ( empati, örgütsel bilinç, hizmet duygusu ) ve
İlişki Yönetimi ( esinleme, etkileme, başkalarını geliştirme, değişim katalizörlüğü, çatışma yönetimi, ekip çalışması ve işbirliği ).
Yukarıda adı verilen yetkinlikler ile ilgili en iyi haber ise, herbirinin doğru adımlar atıldığı ve gerçekten istenildiği takdirde öğrenilebildiğidir. Bir başka deyişle, liderlik doğuştan olur, sonradan olunmaz inancı , bu konuda yapılmış çeşitli araştırmaların da ortaya çıkardığı gibi, ciddi biçimde sarsılmıştır. Öğrenmenin yöntemi ise bireyden bireye ve yetkinlikten yetkinliğe farklılık göstermektedir. Bazı kişiler bazı yetkinlikleri, yaşadıkları çeşitli tecrübeler ve karşılarına çıkan "rol modelleri" aracılığıyla geliştirmektedir. Aslında liderlikte ustalaşmak, tıpkı bir enstruman çalmayı öğrenmek gibi zaman içinde geliştirilebilen bir beceri. İsteği ve özdisiplini güçlü olan herkes, atması gereken adımları belirler belirlemez, daha iyi önderlik etmeye başlayabilir.
Liderlik yetkinliklerinde üstün derecelere sahip olan yöneticilerle yapılan çalışma ve araştırmalarda, bu kişilerin yaşamlarında ve işlerinde etkin olmalarını sağlayan yetkinlikleri zaman içinde öğrenerek sonradan lider olduklarını göstermektedir. Gerçekten de genellikle bir kariyer boyunca bireyler duygusal zeka yetkinliklerini daha fazla geliştirmekte , yaşlandıkça daha başarılı olabilmektedir. Ancak tabii ki, bu tüm liderlerin / yöneticilerin duygusal zeka yetkinliklerini zaman içinde kendiliğinden geliştirebildikleri anlamına da gelmemeli. Bunu sağlayabilmek için liderlerin öncelikle güçlü ve zayıf yanlarını net bir şekilde teşhis ederek bir gelişim planı hazırlaması son derece önemli olacaktır.
Gelişim planını hazırlarken, tüm gelişim planlarında olduğu gibi belirli adımlar üzerinde detaylı düşünmek, doğru rotanın çizilmesini sağlayacaktır :
Kim olmak istiyorum ? ( ideallerim)
Ben kimim ? ( güçlü yanlarım ve zayıf yanlarım neler)
Ne yapacağım ? ( zayıf yanlarımı azaltmak ve güçlü yanlarımı geliştirmek için neler yapabilirim)
Yeni davranış, düşünce ve duyguları deneme ve ustalaşana kadar denemeye devam etmek
Değişimi mümkün kılacak , destekleyici ve güven veren ilişkiler ağı kurmak
Bu adım adım ilerleme güçlü bir tatmin duygusu yaratarak özmotivasyonu artıracağı gibi, olumlu sonuçlar yaratma konusunda da başarılı olacaktır.