İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haberleri
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
A1Haber
Argonik.com İş ve Eleman Arayanlara
Google

Web
Site İçinde
Ayna - Ayşe Öger Ekim 2004

e-posta


Global Pazar ve Ulusal İnsan Kaynakları (3)


Bu yazının önceki bölümleri Global Pazar ve Ulusal İnsan Kaynakları (1) ve Global Pazar ve Ulusal İnsan Kaynakları (2) yazılarıdır.


Bu yazı dizisine başladığımdan beri okuyucularımdan bir çok e-posta aldım; hepinize çok teşekkür ediyorum. Bazı okuyucularım Ulus - Devlet kavramlarının geçtiğimiz yüzyılda kaldığından bahsetmiş ve benim niçin bu başlığı koyduğumu sormuşlar. Bu ay farklı bir başlıkla karşınıza çıkmayı düşünüyordum ancak gelen e-postalara cevaben neden "Ulusal İK" başlığını attığımı açıklamak istiyorum.

Sanayi toplumundan Bilişim toplumuna geçişte şüphesiz ortak değerler değişmiş odaklanılan ortak değerler ulus-devlet kavramından uzaklaşmış görünmektedir. Feodalizmden, Kapitalizme geçiş sürecinde Fransız Devrimi ile filizlenen süreç ile kendi kendini yönetme, insan hakları ve demokrasi kavramları tartışılageldi. Okuyucumun bahsettiği ulus-devlet kavramında "ulus-devletin" mi ulusa göre veya "ulusun" mu ulus devlet'e göre belirlendiği sorununun çözümünü ben siyasetbilimci, tarihçi ve diğer konunun uzmanı kişilere bırakıyorum ancak şunu ifade etmeliyim ki benim yazılarımda bahsetmekte olduğum Ulusal İnsan Kaynakları, Türkiye'de yaşayan, ülkemize ekonomik değer katan ve GSMH'da payı olan herkesten oluşmaktadır.

Eğer bugün örneğin; Şişecam Romanya'ya taşınmayı düşünürken sonradan vazgeçip sunduğu şartlar Romanya'ya göre daha iyi olduğu için Bulgaristan'da tesis kurdu ise veya Demir Döküm'ün Bozüyükteki yağlı radyatör üretim tesislerini konteynerlar ile Çin'e taşıdı ise bu ve benzeri örnekler tabiki Türkiye'nin uluslar arası pazarlardaki rekabet sorunu ile alakalı bir durumdur ve istihdamı da etkilediğinden ulusal bir sorundur.

Cari açığın artması sebebi ile ekonomik krizin oluşacağına dair bir beklenti oluşuyor ve sıcak paranın piyasadan kaçma olasılığı tartışılıyorsa bu yabancı yatırımcının üretim tesisi kurmaktan ziyade parasını borsalarınızda değerlendirdiğinin bir göstergesi olabilir. Bürokrasinin prosedürleri çerçevesinde müteşebbislerin yıllarca beklemesi gerekiyor ise bu ulusal bir sorundur. Geçen gün TOBB Başkanı Sn. Rıfat Hisarcıklıoğlu bir TV kanalında verdiği örnekte olduğu gibi eğer yat limanı inşa etmek isteyen bir müteşebbis sadece bu inşaatın gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini öğrenmek için 7 ayrı bakanlıktan 140 küsür imza bekliyor ve bu bekleme süresi de 7 yıla yakın sürüyor ise 3 tarafı denizlerle çevrili iki yarımadadan oluşan bir ülkede bu tabiki bu ulusal bir sorundur.

Bugün şehir bazında Türkiye'nin neredeyse en müreffeh ili olan İstanbul'un göbeğinde onbin kız çocuğu okula gönderilmiyorsa ve eğitim hakkından mahrum kalıyorsa bu eğitim alanında ülkenin geleceğini etkileyen ulusal bir sorundur. Bu kızların ileride yetiştirecekleri çocuklara aktarabilecekleri bilgi birikimlerinin niteliği düşünüldüğünde bu ülke için düşünülmesi gereken sosyolojik boyutu derin ulusal bir sorundur.

Ülkemizin demografik özellikleri göz önüne alındığında genç nüfusun ülke adına bir çıkar yaratacak ve ekonomik katma değer oluşturacak şekilde eğitilmesi, bilişim teknolojilerine ayak uydurabilecek şekilde donatılmaları ve her şeyden önemlisi dünyada esen trendy rüzgarlarla edindikleri eksik bilgilerle değil fikir ve bilgi sahibi oldukları veya doğru bilgiye ulaşabilecekleri yetkinliklerle donatılmalarının ulusal bir çıkar olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayız. Aksi takdirde lehimize çevirebileceğimiz demografik bazı avantajlarımız dezavantaja dönüşebilir.

Eğitim, yeni iş imkanlarının açılması, ülke jeopolitiği, uluslararası ilişkilerdeki başarı, demokrasi bilincinin yerleşmesi ve daha aklıma gelmeyen yüzlerce disiplinler arası etkileşime açık bir dünyada yaşadığımızı belirtmek istiyorum ancak ülke olarak bu çetin pazarda nerede yer alıyoruz bunu bir sonraki aylarda irdeleyeceğim. Başlık olarak neden Ulusal kelimesini kullandığımı bu vesile ile sizlere iletmiş oldum, Cumhuriyet bayramınızı şimdiden kutluyorum.

 

Yazarın Tüm Köşe Yazıları | Köşe Yazarları Ana Sayfa

 

[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies