İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haberleri
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
A1Haber
Argonik.com İş ve Eleman Arayanlara
Google

Web
Site İçinde
Ayna - Ayşe Öger Ekim 2003

e-posta


Örgüt ve İnsan


İsveç, geçen ay Anna Lindh için ağladı. Genç dışişleri bakanı, geleceğin başbakanı olarak görülüyordu. Korumasız dolaşırken, sokağın ortasında bıçaklanarak öldürüldü, tıpkı 17 yıl önce bir sinema çıkışı yine sokağın orta yerinde öldürülen başbakan Olof Palme gibi...

İsveç dokuz milyona yaklaşan nüfusu ile bir örgütler ülkesidir. İsveçliler nüfuslarını var olanın 4 katı olarak görürler zira her İsveçli ortalama en az 4 derneğe üyedir. İsveç'te polislerin, subayların, akademisyenlerin, hukukçuların kısaca neredeyse her meslek gurubunun sendikası olduğu gibi kiracıların bile dernekleri vardır. Bu durum çok gelişmiş bir demokrasinin ürünüdür.

1800'lü yılların sonuna doğru İsveç'te sendikal faaliyetlerde artış görülür. Çalışma hayatına yönelik derneklere üye olmak ve örgütlenmek bu ülkede adeta tarihsel başlangıcı olan bir gelenek halini almıştır. Katılımcılık ve fikirlerin özgürce ifadesi demokrasinin gelişmesine büyük katkı sağlar. Belki de o nedenledir ki 13 Kasım 1994'de yapılan "AB'ye Katılım" konulu halk oylamasında Hayır diyenlerin öne sürdüğü nedenler arasında AB'de yeterli demokrasinin olmadığı, üyeliğin işsizliği arttıracağı gibi sebepler öne sürülmüştür. Bu oylama da AB' ye katılım % 52.2 oylama ile kabul edilmiş, "hayır" diyenleriler % 46.9 kararsızlar ise % 0.9 oranında kalmışlardır.

Ülkedeki gelişmiş sosyal sigortalar ağından bahsedilecek olursa, eğitim öğretim yardımı, konut yardımı, iş kurmak için gerekli yardım hizmetleri, aile yardımları, yaşlılara bakım hizmetleri gibi bir çok açıdan sosyal sigortalar çalışanlarını bir ömür boyu güvence altına almaktadır. 1975 yılından beri özel doktor giderlerinin ödenmesinin bile yasalaşarak kabul edilmesi gibi yararlar AB'ye katılım oylamasında Evet ve Hayır diyenlerin arasındaki farkın neden az olduğu açıklamaya sanırım yeterlidir. Benzer bir referandum yine geçen ay içinde AB ortak para birimi Euro için yapılmıştır ve halk 14% fark ile Euro'ya geçilmek istemediğini ifade etmiştir. Karar yine halka bırakılmıştır.

AB'nin Ekonomik ve Sosyal Konsey'i de; İsveç'teki kadar çok gelişmiş olmasa da; organları ile birlikte AB yönetimine katılımcılığı sağlayan, alt yapısı olan, organizasyonu oturmuş bir yapılanmadır. İşçi ve işveren taraflarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları da (STK) bu çatı altında temsil edilmekte ve proaktif bir katılımla yönetimde söz sahibi olmaktadırlar.

Ülkemizde ise STK'lar henüz bir "sektör" olamamışlardır. Sivil toplum örgütlerine genel yaklaşım halen amatör bir yaklaşımdır. Tüm faaliyetler neredeyse gönüllülük esasına gelirler ise üye aidatların toplanmasına dayanır. Bu sektörün gelişmesi ve süreklilik göstermesi için süreklilik arz eden fon yaratılması gerekir. STK'ların söylemlerini demokratik koşullarda eyleme dönüştürebilmeleri için örgütlenmelerini tamamlayabilmeleri, alt yapılarını oluşturmaları gerekir. Tüm bunlar disiplinli çalışmalarla birleşince profesyonel çalışmalara dönüşecek ve Türk Ekonomik ve Sosyal Konseyi tıpkı AB'de örneği görüldüğü gibi siyasete ve yönetime yeni perspektifler kazandıracaktır.

Olof Palme bir okul ziyaretinde öğrencilere "Okula kişisel yetenekler kazanmaya değil, bir örgütün üyesi olarak nasıl etkin olabileceğinizi öğrenmek için gidiyorsunuz" (1) demişti. Ülkemizde ilk olarak Sabancı Üniversitesi'nde uygulanan ve öğrencilerin mezun olmak için katılmalarının zorunlu olduğu Toplumsal Duyarlılık Projelerinin diğer üniversitelere de yayılması çok sevindiricidir.

Birey olarak her insanın topluma karşı sorumlulukları var. Çalışma Hayatını düzenlemeye yönelik son çıkan yasalarımız kağıt üzerinde çok güzel ancak; uygulamada ne kadar başarılı olacağını bilemiyoruz. Kişi başına milli geliri 23.000USD olan İsveç standartlarına da bir hamlede ulaşabilmek imkansız ama bir yerlerden başlamak gerekiyor... Topluma karşı, çalışanlara karşı, işsizlere karşı duyarlılık göstererek bir yerlerden başlamak gerekiyor en azından ses duyurmak gerekiyor...

REFERANS
(1) Demokrasi Örgütlenme Özgürlüğü ve İsveç Örneği, Ahmet Erol, T.C Kültür Bakanlığı Yayınları, 1995



Yazarın Tüm Köşe Yazıları

[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies