İş Kültürü ve İnsan Kaynakları Haberleri
Haber
İş Dünyasından
Etkinlikler
Yarışmalar
Röportaj / Görüş
Atamalar
Danışmanlık ve Hizmet Şirketleri Rehberi
Özel Dosyalar
Sektörel Dosyalar
Araştırmalar
Kariyer Fırsatları
İş Başvuru Bilgileri
Yükseköğretim
Eğitim Takvimi
Sağlık ve Yaşam
Web Rehberi
Faydalı Bilgiler
A1Haber
Argonik.com İş ve Eleman Arayanlara
Google

Web
Site İçinde
Ayna - Ayşe Öger Haziran 2003

e-posta


Değişim


Bakkalın veresiye defterinin yerini kredi kartlarının almadığı ve telefonların ceplerimize girecek kadar küçülmediği çok yakın Türkiye tarihinde biz Türklerin milli davaya dönüşen iki meselesi vardı. Birincisi milli maçlar ikincisi Eurovision şarkı yarışmaları... Sonuçların hüsranla bitmesiyle suçu hakemde bulur veya ülkeler arası politik dayanışmalarla hakkımızın yendiğine kendimizi inandırırdık. Sonra bazı şeyler değişmeye başladı; önce Türk milli takımı dünya üçüncüsü oldu ve nihayet Eurovision'da da Sertab Erener ve ekibi ile birinci olduk.

Dünya hızla değişiyordu. Gizemli Sovyetler bile Glasnost, Perestroyka derken değişmiş dünya kısa bir zamanda tek kutuplu bir hale dönmüştü. Bu yeni dünya düzenine ayak uydurmak için biz Türkler de değişmeliydik, değiştik ve halen değişiyoruz... Alışkanlıklarımız, iş yapış tarzımız ve değerlerimiz değişiyor.

Eskiden banka müdürü ile içilen ve kırk yıllık hatırı olan kahvenin ardından bankacılık işlemlerimizi yaptırtırdık, sonraları ATM'ler ile işimizi görmeye başladık; şimdilerde ise internet bağlantılı bir bilgisayarımız varsa bankacılık işlemleri için evden çıkmamıza bile gerek yok. Özgeçmişlerimizi ya da moda tabiri ile halen bir çoğumuzun telaffuz etmekte bile zorlandığı Curriculum Vitae'lerimizi şirketlere göndermek için postaneye gitmiyoruz Online CV bankalarında her an güncel özgeçmişler yer alabiliyor. Alışkanlıklarımız değişiyor.

Faks, teleks dönemini kapattık, e-postalarımız, tarayıcılarımız var artık. Hızlı iletişim kurabiliyoruz, bilgi çok hızlı paylaşılabiliyor. Messenger'lar ile telefon faturası ödemeksizin görüşmeler yapabiliyoruz. Toplam Kalite Yönetimi felsefesi ile başlayıp mükemmellik modelleri geliştiren ve hızlı değişen, öğrenen organizasyonlar var artık. " -Ben bilirim" diyen patron modeli dünyada terk ediliyor. Yetkinlik bazlı işe alımlar artık moda. İş yapış tarzımız değişiyor.

Futbolda çok yol aldık. Derwall ve Piontek yakın geçmişimizde biz Türklere futbolun sadece topa vurmaktan ibaret olmadığını, bir takım oyunu olduğunu göstermişlerdi. Fatih Terim bunu sentezledi, bir tarz yarattı, strateji belirledi. O yıllarda yetişen genç takımımız A- Milli futbol takımı olarak Şenol Güneş ile yıllar sonra Japonya'da dünya şampiyonluğunda futbolun Türkçe'de konuşulabildiğini dünyaya gösterdi.

Sadece futbolda değil, atletizm boks gibi diğer spor dallarında da iddialıyız artık. Sadece müzikte değil sinemada da adımız duyuluyor. Dünyada Türkiye ve sinema denilince yabancıların aklına o olumsuz, musibet Geceyarısı Ekspresi'nin gelmesine izin veremeyiz artık. Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak'ı Cannes'de bu sene ödül aldı. Türk romancısı Orhan Pamuk'un benim Adım Kırmızı isimli romanı bu yıl Impac - Dublin ödülüne layık görüldü.. Bu ödül İngilizce yayınlanan veya İngilizce'ye çevirisi yapılan kitaplara veriliyor.

Tek kutuplu ve gittikçe küçülen dünyamızda iletişim artık çok hızlı. Zaman eskisine göre daha çabuk geçiyor. İK'nın (insan kaynakları) da dünyada misyonu artık değişiyor İK'nın stratejik bir ortak olduğu kabul gördü şimdi İK bu yeni ve hızlı hayat düzeninde gittikçe mobilize olan çalışanların iş ve özel hayatı nasıl dengede tutulur, şirket kültürü ve bağlılığı nasıl yaratılır, doğru insanı doğru işe yerleştirilerek şirketin iskeleti nasıl oluşturulur gibi soruların cevaplarının peşinde... Son teknoloji kullanılıyor. Artık bir dil bilmek yetmiyor yaptığınız işte en az bir yabancı dilde de kendimizi ifade edebilmeli işimizi yapabilmemiz gerekiyor. İK'nın önemi artıyor Microsoft, İK Müdürüne artık İnsan Karlılık ve Kültür Direktörü (Director of People, Profit and Culture) diyor.

Türkiye'de de çokuluslu şirketler dışında kalan şirketlerde de artık İK personel biriminin halkla ilişkiler de yapan versiyonu olarak algılanmaktan kurtulmak zorundadır, Değişmek zorundadır.

İnsanlarımızın potansiyeli ortadadır. Batının standartlarına ulaşmak istiyorsak üretmeliyiz! Üretmeden refah toplumu olmamız imkansız! Dünya piyasasında rekabet etmeliyiz ürettiğimiz mal ve hizmeti dünya dillerinde pazarlamalıyız, satmalıyız, istihdam yaratmalıyız. İnsanlarımızda o potansiyel enerji var Konuşma zamanı değil meyve veren ağacı taşlamanın sırası hiç değil, potansiyeli kinetik enerjiye çevirmek lazım bir an önce... Bunu yaparken iş etiğine bağlı kalmak şartıyla her yolu denemeliyiz.



Yazarın Tüm Köşe Yazıları

[Geri Dön] [Ana Sayfa]


A1Haber


BTinsan bir EMG Danışmanlık ürünüdür
Bize Ulaşın - Site Haritası - Hakkımızda - Yasal Şartlar
Haber | Etkinlikler | Röportaj / Görüş | Şirketler Rehberi | Kariyer Fırsatları | Eğitim Takvimi | Kitap | Web Rehberi

Sponsorlar: Personelonline.com  Aktif Danışmanlık  Vargonen Technologies