Takım Oyunu
Oyun bitince şah ile piyon aynı kutunun içine girerler. İtalyan Atasözü
İş hayatımızda sayısal hedeflere ulaşarak elde ettiğimiz bazı başarılarımız performans skorlarına yansımasına rağmen, insanları idare edebilme sanatı, nabza göre şerbet dağıtma yeteneği kolay kolay skorlarla ifade edilemez.
Bireyselliğin takım içinde anlam kazandığı bazı spor dalları vardır, basketbol, futbol, scuba (tüplü dalış), dağcılık gibi... Ancak dağcılık ve scuba takım ruhu açısından, insanlara karşı değil, doğaya karşı mücadeleyi içerdiğinden, kazanan veya kaybedenin skorlarla belli olmadığı spor dallarıdır.
Sırtınızda oksijen tüpü ile hayatta kaldığınız deniz altında, derinliklere indikçe farklı dünyaları keşfedersiniz ancak aşağıda geçireceğiniz mutlu dakikalar belli bir zamanla sınırlıdır. Oksijen tüketimi ile alakalı olan bu zamanlamaya göre kendinizi ayarlamak zorundasınızdır. Nasıl dalınması gerektiğini biliyor ve gereken sağlık koşullarını sağlıyor olmanız bu işi tek başınıza yapmanız için gerekli olsa da yeterli değildir. Bu işe gönül veren en az bir partnere daha ihtiyacınız vardır...
Toplu yapılan sporlarda ortak zevk ve değerlere göre takımınızı belirleme özgürlüğüne sahipsinizdir. Ancak, iş hayatında birlikte iş yapacağınız takımı çoğu zaman siz seçemezsiniz.
Ortaklaşa gerçekleştirilen işlerin iki farklı boyutu vardır bunlardan birincisi ve işi size veren patronunuzun ilgilendiği boyutu; verilen işin zamanında ve eksiksiz tamamlanmasıdır. İkinci boyut ise işi gerçekleştirecek olan takım içerisindeki uyumdur.
Takımı oluşturan bireylerin kabiliyetleri, tecrübeleri, bilgi ve becerileri, her zaman aynı düzeyde olmayabilir veya grup içerisinde liderliğe soyunan kişi liderlik vasıflarından ziyade baskın tavırları olan bir insan da olabilir. İşin sonunda, en çok emeği geçen kişi sunumda kendisini iyi ifade edemeyebilir veya en az katkısı olan kişi yapılanları kendine mal ederek ön plana da çıkabilir.
Tüm bu unsurlar aslında yönetici olmak isteyen kişiler için insanları idare edebilme sanatını en iyi öğrenebilecekleri, yöneticilik vasıflarını geliştirebilecekleri ve insanları tanıyacakları gerçek çalışma atölyeleridir.
Verilen iş karşısında o işin nasıl yapılması gerektiği yönünde en fazla bilgiye sahip fakat idari tecrübesi az olan bir kimse işi üstlenip diğer bireyleri etkisiz bırakacak bir tavır sergileyebilir. Eğer diğer grup üyeleri de "armut piş ağzıma düş" felsefesinde olan kişilerse atıl kalmayı baştan kabul edeceklerdir. Bu davranış ve kabullenme, tıpkı tek başına bilinmeyen bir denize dalmaya heveslenmek ve beni seven arkamdan gelsin demekle eşdeğer bir davranıştır.
Takım oyunlarının ali cengiz oyunlarına dönüşmediği profesyonel çalışmalarda bilgi paylaşımı esastır. Konfüçyüs "Bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." der. Bu tür paylaşımlarda konuyla ilgili deneyimi az olan çalışanlara anlayabilecekleri en basit dille yapılan işin anlatılması ve yetiştirilmeleri gerekir. Bu kişilerin işe vakıf oldukça, belki de gözden kaçan yeni bakış açıları getirecekleri ve vizyon kazandırabilecekleri de unutulmamalıdır. Bir takım çalışmasına, ne kadar katma değer sağladığınız ne bildiğinizden ziyade bildiğinizi ne kadar aktardığınızla ölçülür.
Tüm bu çalışmalar yapılırken huzur ortamının sağlanması ve kişiler arası oluşabilecek çatışmaların bertaraf edilmesi gerekir. Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Zayıf halkanın güçlendirilmesi ve uyum içinde olması kurum içinde birimin başarısının artması demektir. Takım içerisinde doğal bir hiyerarşi mutlaka oluşacaksa unutulmamalıdır ki şahla piyon oyun bitince aynı kutu içerisine gireceklerdir; o nedenle, kimsenin kalbinin haksız yere kırılmamasına özen gösterilmelidir.
Eğer şirketinizde takım halinde uyumsuz dalışlar yapıyorsanız ve huzursuzluk daim oluyorsa bir gün "vurgun" yenilecek demektir. Doğru takımları oluşturmanız, eğer oluşturma inisiyatifi sizin elinizde değil ise takımdaki insanları en iyi şekilde idare edebilmeniz dileğiyle iyi bayramlar dilerim.
Yazarın Tüm Köşe Yazıları
[Geri Dön] [Ana Sayfa]
|